Asıl söz dil ile söylenmez, gönill ile söylenir. Halden anlayana git denmez, söylemeden gidilir. İşte o sözü gönlü ile işiten ve sahih midir değil midir diye bir an olsun tereddüt etmeyen her kim olduysa yolıınu İstanbul'a çevirdi.
"İnsan bekler evladım. İnsan sevdiğini severek bekler. Gelse de bekler, gelmese de bekler. Ben de seni öyle bekledim. Demem o ki beklenen giizelse beklemek de giizeldir" dedi kırık bir tebessümle.
"Allah Resûlü, etrafindakilere karşı daima güleçti.
Güzel huylu idi.
Esirgemesi, bağışlaması çoktu.
Asla katı kalpli, acı dilli değildi. (İnsanları üzen ve kıran söz söylemezdi)
Kimseyle kavga etmez, bağırıp çağırmazdı.
Kötü söz söylemezdi.
Kimseyi ayıplamazdı.
Cimri değildi.
Hoşlanmadığı șeyi görmezlikten gelirdi.
Umutlu insanı, umutsuzluğa düşürmezdi.
Hoşlanmadığı șey hakkında susardu.
Şu üiç seyi asla yapmazdı:
Kimseyle çekişmez
Çok konuşmaz,
Faydasız, boș şeylerle uğraşmazdı.
Hiç kimse yine yüzüne karşı, ne de arkasından kınamaz, ayıplamazdı.