Sen ruhuma cemre diye damladıktan sonra, ben bu beden de neyleyim… Aşkta sen, hasrette sen, ben de sen… Ey gönlümün sol yarası ; aklıma koydum seni, aklım almadı. Yüreğime bıraktım, sana doymadı. 📚
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Her şey bana yabancı geliyor. Sanki bir şeylerin arka tarafına geçmişim gibi. Kulpu olmayan bir kapının arkasındaymışım gibi.” Bazen bir boşluğun içinde kaybolur insan. Her şey yerli yerindedir ama yine de bir eksiklik hissi ruhu kemirir. insan, bu durumda bir kapının ardında olduğunu hisseder ama o kapının ne bir kulpu vardir ne de açılacak bir tarafı. Belki de bu bir tür hapsoluştur. Sıkışmışlık, yalnızca duvarlar arasında değil, insanin kendi zihninde, kendi varlığında da hissedilir. Ama ne olursa olsun bu yabancılaşma hissi insanin kendi iç dünyasına dair derin bir sorgulamayi da beraberinde getirir.
Çünkü Insan, bazen kaybolmadan kendini bulamaz.
Ve belki de en nihayetinde bu kaybolma bizi kendimize getirir. Kendimizi yeniden kesfetmemiz, kendi gerçekligimizi yeniden inşa etmemiz için bir fırsat sunar.