İşten kaçıyor gibi görünmemek, müdürünü reddetmiş olmamak ya da yakaladığı itibari kaybetmemek için de olsa, yapamayacağı işlerin altına girmek de temelde özgüven sorununa dayanır.
“Aman insanlar gerilmesin…”
“Boş yere tartışma olmasın…”
“Hakkımda yanlış şeyler düşünmesinler…”
“Arkamdan konuşmasınlar…”
“Kötü biri olduğum fikrine kapılmasınlar…”
“Sevecen ve çözüm odaklı biri olmadığımı sanmasınlar…”
Bütün bu kaygıların temelinde değersizlik hissi, kaybetme ve sevilmeme korkusu, değer görme beklentisi yatar ki hepsi aslında dönüp dolaşıp özgüven yoksunluğuna dayanır.
“Gelemiyorum” diyebilirdi ama herkesin işi görülsün, kimseyle arası bozulmasın, kimsenin alınganlıklarıyla uğraşmak zorunda kalmasın diye perişan etmişti kendini.