Eğer bir kişi bize elbisemizin altında akrep olduğunu söylese, hemen elbisemizi çıkartır, o kişiye minnet ve şükran duyarak bu duruma sevinir, bir an önce akrebi üzerimizden atar ve öldürmeye çalışırız. Oysa akrebin vereceği zarar bedenedir ve bu zarar bir gün veya birkaç gün sürer. Kötü huyların zararı ise kalbin derinliklerine nüfuz eder ve ölümden sonra binlerce yıl veya ebedî devam etmesinden korkulur. Birinin kötü huylarımızdan dolayı bizi uyarmasına biz sevinmeyiz, o huyları düzeltmek için de çaba göstermeyiz. Üstelik bizi uyaran ve bize nasihat eden kişiye: "Sen de şunları şunları yaptın." diyerek nasihatinden istifade etmek yerine ona düşmanca davranarak mukabelede bulunuruz. Bu durum, günahların semeresi olarak oluşan kalbin katılığından dolayı oluşmuş bir hâle benziyor. Tüm bunların temelinde îman zayıflığı vardır.