onlar da küstü oynamıyor şimdi. Gökyüzüm pek bir gözü yaşlı bir şey oldu bugünlerde, ahmak ahmak ıslanıyor yüreğim.
Bak işte hala sen geçişli benim iklim değişikliklerim. Yaz uğramıyor sensizliklere, nicedir üşürüm ellerini.
En çok da kalbime seni musallat ederken, kusurlarını kusursuzca gizleme konusundaki yardım ve yataklığından sanık sandalyesine oturtuyorum zifir siyah geceleri!
Aşkın davetsiz bir misafir olduğu gerçekliğini ömrüme sunan bir yalan varsa o da şendin! Misafir dediğinin az edebi olurdu hani. Kapımı ansızın çalmak değil, kapımı zamansız kırmaktı seninkisi!
Hayatın bana huzur borçlu olduğu bir vakitte çıkıp gelmesey-din, daha karpuz bile kesmeyecektik. Aç mahallemin tok kedisi de senin gibi, hangi ara balkondan evime geleceği belli olmuyor. Taklitler aslını yaşatırmış, ne vakit gizlice süzülse odama aklıma geliyorsun kediyle beraber. Sonrası malum, belki de gelirsin diye çay falan demliyorum. Yaprak sarması da ince belli bir promosyon oluveriyor üstelik.