Bir kaç âmâ bir yerde otururlar. Aralarında bir konuşma geçer.
- Biz, fili görebilir miyiz? derler.
Sonra, fil çobanı bunları alır, filin yanına götürür. Herbiri filin bir yanını bulur; tutar. Kimi kulağına, kimi ayağına, kimi karnına, kimi hortumuna yapışır.
Fili böylece bilip geçtikten sonra, kavgaya başlarlar.
Filim ayağına yapışan, direk gibi olduğunu söyler. Kulağına yapışan, sofra bezine, karnına yapışan ise küpe benzetir.
Hâsılı hangi organa yapıştılarsa, onu bildiler, itikadları öyle oldu.