Hikmet Hükümenoğlu’nun okuduğum ilk kitabı. Keşke daha önce tanışsaydım. Hem dil hem anlatım hem de olay örgüsü yönünden çok çok akıcı bir kitaptı.
Özetlemek gerekirse: Körburun, İstanbul'da Büyükada'dan sonra gelen en son ada olarak geçen hayali bir ada. Günde iki defa vapur seferi olan ıssız, insanların pek bilmediği, içinde Rumların da yaşadığı bir yer. Kitap geçmişi ve bugünü anlatarak ilerliyor. Karakter sayısı oldukça fazla. Her biri ayrı hikaye. Seher,Murat(kitabın sonunda ona üzüleceğim asla aklıma gelmezdi), Meral Hanım, Hayri, Neriman abla... Olaylar sadece adada geçmiyor bu arada. Zamanın siyasi olaylarına yer vermesi, Rumlarla yaşanan sorunlar, bu olayların karakterleri doğrudan ya da dolaylı olarak etkilemesi kitabı çok zenginleştirmiş. Sadece birkaç soru işareti kaldı kafamda. Örneğin Reyhan’a ne oldu, Hayri Dilara’ya ne söyledi de intihar etti, Seher’le Altan nasıl yüzleşti, Seher nereye gitti gibi… Her neyse. Fırsat buldukça yazarın diğer kitaplarını da okuyacağım. İyi okumalar.