Elimde kalanlardan ördüm bu şiiri..
İçimdeki çocuk, ayakkabısız hâlâ,
büyüdü suskunluğum taşlara basa basa.
Ümit ettim umudu.
Yaşamak ciğerlerimde hâla.
Ruhum açlıktan bir deri bir kemik,
gecelerime kan ağladı sessizce;
Duyulmak, ruhumda boş beşik.
Acı en çok içerde bağırır.
Sağır eder de ruhları,
duymaz kimse.
Güçlü göründüm
dirayet dediler buna,
bu sadece yıkılmayı ertelememdi oysa.
Nöbet tutar benimle yıldızlar,
gözlerim uykudan çok soruyla doluyken.
Anlaşılmadım;
anlaşılmamak, yatağında üşümektir.
Sözlerim kapıda kaldı,
Öyle çok çaldım ki
kalbim içeri alınmadı.
Ve öğrendim:
kendi zihnimden kaçarak
öldüm biraz.
Zihnimin, ruhuma ettiği zulüm.
Bir acı eskimedi bu dünyada bir de ölüm.