Murat Gökçe

Ayrılık
Sabah uyandığında gözleri her yıldızdan fazla ışıldayan sevdiğim, Kalbinin derininde unutmak istediğin hikayeye engel olan yazgı, Yaşanılanlardan dolayı affedemeyişinin verdiği hüzün ve keder, Gecenin soğuğunda dışarda kaybolmuş yalnızlığın sessizliği, Ölüm dışında ayrılamaz bir bütünün parçası, En güzel mabed senin gözyaşınla haykırıyor şimdi, Duyan var kalbinden öte bir yerde, Görmek istemen lazım,aşabilmen lazım bizsizliği ve de sensizliği.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Pişmanlık
Gecenin derinliğinde saklanılan gizli bir anı defteri, Defterin içinde üç satır yazı isminden oluşan, Odanın köşesinde titrek mum ışığının verdiği cılız aydınlık, Aydınlığa gerek yok aslında gözlerinin verdiği rahatlık, Tuttuğum eli tutmaya cesaret edebilecek mağdur bir insan, Mağrur uyaklarda masanın başında ismini sayıklayan bir militan, Mağdur insanın ellerini alıp çarkı kıran bir Tanrı lazım büyüden ya da mum alevinden çıkan.
Tüle Büründü Güneş
Tüle büründü güneş. Kendini benzet ona, Haydi benim ay yüzlüm! sen de gölgeye bürün; Uyu veya tütün iç; sessiz, kaygılı görün; Ve baştan ayağa dal Usanç uçurumuna; Böyledir sana sevgim! Ama, dilersen şimdi, Sıyrılan yıldız gibi tutulduğu gölgeden, Coşku dolu her yerde kibirlenmek istersen, Pekâlâ! Güzel hançer, sıyrıl kınından haydi! Gözbebeklerini yak lambanın alevinde! Tutuştur o arzuyu köylülerin gözünde! Sağlıksız ya da sonsuz bir zevk her şeyin bana; Dilediğin gibi ol, kara gece, kızıl tan; Bir tek zerre yok işte titreyen vücudumda Haykırmasın : “ Taptığım sensin ey aziz şeytan.
K A N Ç E Ş M E S İ Kimi zaman dalga dalga akar benim kanım, Sanki hıçkırıklarla ahenkli bir çeşmeden. Uzak bir mırıltıyla akışını duyarım, Ve elimle yaramı boş yere ararım ben. Kentin içinden, tıpkı tarladan geçer gibi, Akıp gider, yolları adaya çevirerek, Susuzluktan kurtarıp orda hemen herkesi, Ve geçtiği her yere kızıl bir renk vererek. Çoğu zaman diledim ayartıcı şaraptan Beni ezen dehşeti bir gün uyutmasını; Durultur gözü şarap ve inceltir kulağı! Aradım ben aşk içre bir uyku, unutturan; Ne ki aşk benim için iğneli bir yatakmış Zalim kızlara içki sunmak için yapılmış!
S Ö Y L E Ş İ Siz güzel bir sonbahar göğü, aydınlık, pembe! Hüznümse yükselen bir deniz gibidir tıpkı, Çekilirken, kederli dudaklarım üstünde Bırakır çamurunun yakıcı anısını. - Boşuna gezer elin baygın düşen göğsümde; Aradığı budur, dost, yağma edilmiş bir yer Kadının zalim dişi ve pençesiyle hem de. Kalbimi arama hiç; hayvanlar bitirdiler. Benim kalbim bir saray hayhuyla olmuş heder; Kavgalar, sarhoşluklar, cinayetler ordadır! - O çıplak boynunuzda güzel bir koku yüzer!.. Ey ruhun baş belası güzellik, arzun budur! Ateşten gözlerinle, şehrâyin kadar parlak, Hayvanlardan artakalan bu parçaları yak!