Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yıllar önce çocukken izlediğim bir Bugs Bunny çizgi filmi nedendir bilmiyorum ama hafızamda yer edinmiş. Çizgi filmde Bugs Bunny'i kovalayan avcı yer çekimini henüz öğrenmediği için yerçekiminden etkilenmiyor ve uçurumlardan yere düşmüyordu. Bugs Bunny ertesi gün bu avcıya bir kitap veriyor, yerçekimini öğrenmesini sağlıyor ve avcı artık havada yürüyemiyor yere düşüyordu. Belki hatırlayanlarınız olacaktır.
Peki bunu neden anlattım?
Bu bana şunu hatırlattı: Bazı Müslüman kardeşlerimiz de Kur'an'ı okuyup gerçek bilgiye sahip olmadıkça, başkalarına uydukça mesul olmayacağını sanıyor gibi. Ahirette "bilmiyordum" gibi bir mazeretin olduğunu düşünüyor olabilir. Bu mazeret bizi kurtarmayacağı gibi utandıracaktır. Allah'ın seni muhatap alıp gönderdiği bir kitabı tenezzül edip ömrün boyunca 1 kere bile anlayarak okumadığın için. Allah'ın yanında sen çok değerlisin ki senin için kitap göndermiş. Bu değerine uygun davran kardeşim. Kur'an ile hem daha bilinçli hem daha mutlu bir Müslüman olacaksın.
DUA NEDİR? DUALARIM NEDEN KABUL OLMUYOR?
Öncelikle dua etmek başlı başına bir ibadet şeklidir. Namaz gibi, oruç gibi dua da yapmakla yükümlü olduğumuz bir ibadettir. Furkan 77'de Rabb'imiz "De ki: “Duanız olmasa, Rabbim size ne diye değer versin! " ayetiyle belirtmiştir.
Dua etmek bir istek listesi, market görevlisine verdiğimiz bir ihtiyaç listesi değildir. Allah haşa bizim emrimizde değildir. Biz dua ile ancak rica ederiz, yalvarırız. Sabreder, bekleriz. Böyle bir durumda da neden vermiyorsun diye soramayız.
Dua etmek, duaların kabul olması için tek başına yeterli bir iş değildir. Allah elbette bunda muktedirdir, her şeye gücü yeter ancak "Biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık." (İsra 17:13) buyurmuştur. Sadece dua ederek elde edilecek olsaydı Hz Peygamberimiz İslam'ı yaymak uğruna ne hicret ederdi ne de savaşlara gerek kalırdı. Yeryüzünde duası kabul olmaya daha layık bir insan var mıdır? Ama Peygamberimiz hem dua edip hem de bu yolda fiili olarak mücadele etmiştir.
"İnsan hayra dua ettiği gibi, şerre de dua eder. İnsan, pek acelecidir." (İsra 17:11) Bizim için neyin iyi olduğunu, neyin kötü olduğunu biz bilemeyiz aslında. Mesela bacakları ağrıyan Ali'yi ele alalım. Ali, dermanı için antidepresan bir hap isteğinde bu aslında ona zarar verecektir. Bir arkadaşı Ali'ye
diyor ki: "Ben de Aspirin var. Çok etkili olmaz ama ağrını biraz azaltır belki." Başka bir arkadaşı "10-15 dakika beklersen benim evde Parol veya Vermidon var. Ağrını kesebilir, getireyim diyor. Başka bir arkadaşı da " Bende Dikloron iğne var. Ağrını çok büyük ihtimalle kesecektir, derdine derman olacaktır ancak önce biraz canın yanacak. Bunun için önce biraz acı çekmen gerekecek" diyor. Rabb'imiz de dualarımıza türlü şekillerde cevap verir. Bizim için en güzelini O bilir. Bize düşen