Murat Yancy

Murat Yancy
@muratyancy
Pamukkale Üniversitesi
İzmir
21 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
İnsanlar birbirlerinden korkmaktadır ve bu sırada biri diğerine, üstün bir güce sahip, yabancı ve düşman bir dünyanın temsilcisi gibi görünür; anonim bir yargı gücünün kişileşmiş yasası, bu yargı gücünü uygulayan kimse olarak gelir.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Reklam
Bir başarı ortaya koymak gerektiği anda, başarısız olma tehlikesi de vardır; insan ya haddinden çok anlayışsızdır ya çok zayıftır veya haddinden çok hasassastır ya da çok korkaktır. Başarı ilkesi, kaçınılmaz olarak bir işin üstesinden gelememe korkusuna yol açacaktır; ve bu ilke, bütün faaliyetlerimiz ve ilişkilerimizde ne kadar derin yer etmişse, yapamama korkusu da, bütün hayatımızın o kadar çok ayrılmaz bir parçası olacaktır.
Sayfa 108·Kitabı okudu
Bu teslim edilmişlik duygusu, yabancılaşmış hayatın temel anlayışı olmuştur. Teslim edilmiş olmak, yabancı güçlerin elinde oyuncak olmak, korku demektir. Yabancılaşmış insan, korkuyu bile, doğal ve kendisine yabancı bir güç olarak yaşar.
Sayfa 102·Kitabı okudu
Bir memurun şefinin odasına girerken, bir öğrencinin profesörün görüşme saatine giderken ya da bir çırağın ustasının yanına çağırıldığı zaman kendini gösteren korku, çoğu kez, sadece gerçekten reel bir tehlikeyle açıklanamaz. Bu korku, irrasyonel ve nevrotiktir; reel korku gibi bir dış tehlikeden değil, içteki korku kaynağından, yani, geriye itilmiş ihtiyaçlardan ve içselleştirilmiş zordan ileri gelir.
Sayfa 83·Kitabı okudu
İnsan, gönüllü olarak boyun eğmez; haklarından ve ihtiyaçlarının karşılanmasından gönüllü olarak vazgeçmez. Onu, var olan egemenlik ilişkilerine uymaya götüren tek gerekçe, dıştan gelen zorun baskısıdır; bu, eskiden böyle olmuştur, şimdi de böyledir. Zor da, korkuyu doğurmaktadır. Bu durumda, egemenlik ilişkileriyle korku arasındaki bağlantı gayet basitleşmektedir: Egemenlik ilişkileri, ancak dıştan uygulanan zor yoluyla yürütülebilmektedir; zor da korku üretir.
Sayfa 81·Kitabı okudu
Reklam