"Güneşin altında hafiften kavrulmuş otların içine uzanmak, kuru toprağı ve güneşi hissetmek isterdim, bilirsin, şu kuruyup saman hâline gelmiş, bastıkça kırılan, içi bir sürü yaratık ve kuru yosunlarla dolu sapsarı otların. Yüzüstü uzanıp öylece seyretmek. Taşlar ve dallardan yapılmış eğri büğrü bir çit olmalı ve de küçük yapraklar. Müthiş bir görüntü olmaz mı?"
"Âşık olmak isterdim," dedi Colin. "Âşık olmak isterdin. O da aynısını isterdi (ya âşık olmak). Biz, siz, âşık olmak isterdik, isterdiniz, onlar da isterlerdi."