Mustafa Alp Çelebi

Mustafa Alp Çelebi
@mustafa24
Konuşmadan önce düşün; Gereği var mı? Şefkat barındırıyor mu? Kimseyi incitebilir mi? Sessizliği bozacak kadar değerli mi? Lao Tzu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Mustafa Alp Çelebi

, bir kitap okudu
Puan vermedi·144 syf.·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2017 00:00
·
2017 21. kitabı
Zehra Aydüz
9.4/10 · 83 okunma
1-Hakim saçı sakalı uzamış Necip fazıl üstada "maymuna dönmüşsün Necip" demiş. Necip fazıl yüzünü duvara çevirip: "şimdi de duvara döndüm" demiş. 2-Üstad Necip Fazıl Kısakürek bir gün konferans verirken salonda bulunanlardan birisi kürsüye salatalık fırlatır. Salatalığı eline alan Necip Fazıl salondakilere dönerek: "- Birisi kimliğini göndermiş, kiminse gelsin alsın" der. 3-Üstad'ın çalışma odasına giren bir yazar üstadın çalışma odasına göz attıktan sonra: -Hayrola üstad çalışma odanda hiç kitap yok, siz hiç kitap okumaz mısınız? diye soru sorduğunda, Üstad şu cevabı verir: -Sen hiç süt içen inek gördün mü? 4-Necip Fazıl şeriatçı olduğu iddiasıyla tutuklanır.Çıkarıldığı mahkemede suçsuz olduğunu söyleyip tahliyesini ister.Kendisine reva görülen haksızlık ve zulümleri öyle canlı bir üslup ile tasvir eder ki,mahkeme heyetindeki kadın hakimin gözlerinden yaşlar süzülmeye başlar.Bunun üzerine şairler sultanı,hanım hakimi salondakilere göstererek konuşmasına devam eder."İşte şeriatın bir sırrı daha tecelli etti: Kadından ceza hakimi olmaz.." 5-Necip Fazıl'a, "Allah, deveyi iğnenin deliğinden geçirebilir mi?" diye sormuşlar. "Evet geçirir" demiş. Bunun üzerine "deveyi mi küçültür, yoksa iğneyi mi büyültür?" demişler. Necip Fazıl, İlahi kudretin sonsuzluğunu ifade babında, şu cevabı vermiş: - Ne deveyi küçültür, ne iğneyi büyültür. Gökteki yıldızları senin göz bebeğine sığdırdığı gibi, vızır vızır geçirir... 6-Necip Fazıl bir konferansında isim vermeden gazetelerin tenkidini yapıyormuş. Fakat o şekilde açık konuşuyormuş ki, bu işlerle çok az ilgili olan dahi hangi gazeteden söz edildiğini anlarmış. Dinleyenlerden biri hatibin sözünü keserek: -Hangi gazeteden bahsediyorsunuz? demiş. Necip Fazıl sormuş: -Siz ne iş yapıyorsunuz? -Keresteciyim. -Belli, otur! 7-Mahkemede hakim,
Şiir
Nasıl bir yapmacıklık bu kadar doğal olur Birbirini kandırıyor herkes. Samimi değil kimse, artık kızarak gülümsüyorum ben de. Bilal İşgören
Yağmur yağarken diğer bütün seslerin sessizliğini istemişimdir hep Zira o anın kendimi dinlemenin tam vakti olduğuna inanırım Bilal İşgören