Bir amiple Einstein arasındaki fark nerede yatar sorusu, aşağıdaki şekilde yanıtlanabilir:
Amip yanılgılamadan (Falsifikation) kaçınır: Beklentileri kendisinin bir parçasıdır ve beklentilerin veya hipotezlerin bilim öncesi icracıları, hipotezlerinin çürütülmesi sonucu genellikle yok edilirler. Buna karşın Einstein, hipotezini nesnelleştirmiştir. Hipotez onun dışındaki bir şeydir; bilim adamı, kendisi yıkıma uğramadan, hipotezini eleştirileriyle yok edebilir. Bilimde, kendimiz yerine hipotezlerimizi öldürürüz.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sadece öznel veya özel olarak düşünülmüş veya doğru olduğu varsayılmış bir düşünceyle, içgüdüsel bir psikolojik oluşumla, aynı düşüncenin, dil aracılığıyla (hatta belki de yazılı olarak) formüle edilmiş ve böylece toplu tartışmaya sunulabilecek hale gelmiş şekli arasında ne kadar büyük bir fark olduğunu kavramak çok önemlidir.
"Halkın hâkimiyeti" anlamında bir "demokrasi" neredeyse hiçbir zaman olmamıştır, eğer olduysa bile bu, sorumsuz bir keyfiyet hükümdarlığı olmuştur. Bir hükümet halka karşı sorumlu olabilir ve olmalıdır. Halkın hâkimiyeti bunu başaramayacağından sorumsuzdur.