Mustix

Mustix
İşime, gücüme bir de keyfime bakıyorum. Developer 𐱅𐰇𐰼𐰜
hevessizlik
"Bazen oldukça enerjik, bazen hiçbir şey yapamayacak kadar kötü hissediyorum. Bazen çok seviyorum, bazende çok duygusuz biri gibi hareket ediyorum. Aynı anda hem inancım tam hem de çok umutsuzum. Tutunduğum ve vazgeçtiğim yer aynı, çoğu zaman cesaretliyim ama hiçbir şeye hevesim yok. Çok istiyorum ama çaba göstermiyorum bazı şeyler içimde başlamadan bitiyor."
1000Kitap
Mustix
Ben böyle durumlardan Newton’un 1. hareket yasası olan eylemsizlik prensibini kendime hatırlatarak çıkıyorum. Duran cisimler durmaya devam eder ama doğru yönden gelen küçük bir kuvvet bütün hikayeyi değiştirebilir. Sıkıcı görünse de işe yarıyor :)
Reklam
YALNIZLIK TERCİH Mİ?
Toplumda giderek daha fazla insan yalnızlıktan şikâyet ediyor. Ancak dikkat çekici bir çelişki var: Yalnızlıktan yakınan birçok kişi, aynı zamanda bilinçli ya da bilinçsiz şekilde kendini sosyal çevresinden uzaklaştırıyor. “Hayatım çok sıkıcı” diyor ama yeni bir şey denemek için adım atmıyor. “Kimse beni anlamıyor” diyor ama anlaşılma ihtimali olan ortamlara da girmiyor. Bu tablo, bireysel tercihlerden çok daha derin bir ruhsal sürece işaret ediyor olabilir. Modern yaşamın hızında insanlar sürekli karşılaştırma hâlinde. Sosyal medyada herkes üretken, mutlu ve sosyal görünürken; kişi kendi durağanlığını daha ağır hissediyor. Bu durum zamanla bir yetersizlik algısına dönüşebiliyor. Yetersizlik hissi ise geri çekilmeyi doğuruyor. Geri çekilme arttıkça yalnızlık derinleşiyor; yalnızlık derinleştikçe enerji ve motivasyon azalıyor. Böylece kısır bir döngü başlıyor. Uzun vadeye yayılan bu tablo, çoğu zaman hafif ama kronik bir depresif süreci andırıyor. Kişi tamamen işlevsiz değil; hayatına devam ediyor ama isteksiz. Büyük bir çöküş yaşamıyor; fakat içten içe sönük hissediyor. Hayatın “renksizleşmesi” dediğimiz bu durum, klinik depresyon kadar görünür olmayabilir ama yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürür. Burada temel mesele çoğu zaman “yalnız olmak” değil, “bağ kurma cesaretini kaybetmek”tir. İnsan sosyal bir varlıktır; ancak bağ kurmak kırılganlık gerektirir. Reddedilme ihtimali, yanlış anlaşılma korkusu ya da yetersiz hissetme, kişiyi güvenli alanına hapseder. Güvenli alan kısa vadede koruyucu görünse de uzun vadede izolasyonu pekiştirir.
1000Kitap
Mustix isimli okura yanıt verildi
Mustix
Rüya Aynen öyle sosyal medya en büyük paya sahip.
YALNIZLIK TERCİH Mİ?
Toplumda giderek daha fazla insan yalnızlıktan şikâyet ediyor. Ancak dikkat çekici bir çelişki var: Yalnızlıktan yakınan birçok kişi, aynı zamanda bilinçli ya da bilinçsiz şekilde kendini sosyal çevresinden uzaklaştırıyor. “Hayatım çok sıkıcı” diyor ama yeni bir şey denemek için adım atmıyor. “Kimse beni anlamıyor” diyor ama anlaşılma ihtimali olan ortamlara da girmiyor. Bu tablo, bireysel tercihlerden çok daha derin bir ruhsal sürece işaret ediyor olabilir. Modern yaşamın hızında insanlar sürekli karşılaştırma hâlinde. Sosyal medyada herkes üretken, mutlu ve sosyal görünürken; kişi kendi durağanlığını daha ağır hissediyor. Bu durum zamanla bir yetersizlik algısına dönüşebiliyor. Yetersizlik hissi ise geri çekilmeyi doğuruyor. Geri çekilme arttıkça yalnızlık derinleşiyor; yalnızlık derinleştikçe enerji ve motivasyon azalıyor. Böylece kısır bir döngü başlıyor. Uzun vadeye yayılan bu tablo, çoğu zaman hafif ama kronik bir depresif süreci andırıyor. Kişi tamamen işlevsiz değil; hayatına devam ediyor ama isteksiz. Büyük bir çöküş yaşamıyor; fakat içten içe sönük hissediyor. Hayatın “renksizleşmesi” dediğimiz bu durum, klinik depresyon kadar görünür olmayabilir ama yaşam kalitesini ciddi biçimde düşürür. Burada temel mesele çoğu zaman “yalnız olmak” değil, “bağ kurma cesaretini kaybetmek”tir. İnsan sosyal bir varlıktır; ancak bağ kurmak kırılganlık gerektirir. Reddedilme ihtimali, yanlış anlaşılma korkusu ya da yetersiz hissetme, kişiyi güvenli alanına hapseder. Güvenli alan kısa vadede koruyucu görünse de uzun vadede izolasyonu pekiştirir.
1000Kitap
Mustix
Yalnız kalmayı seçen insan bundan şikayet etmez. Bir çoğu kendine değer vermediği için kendi kendilerini toplumdan dışlıyorlar ve sosyalleşmek için yeterince iyi olmadıklarını düşünüyorlar. Yalnızlığı tercih eden biri de her zaman yalnız değildir, ihtiyacı kadar yalnızdır.
İlkçağ Felsefe Seti Çekiliş!
Sevgili 1000Kitap kullanıcıları! 📚✨ Kitap Kulübümüzün açılışını kutlamak ve onurlandırmak adına sizler için bir çekiliş düzenlemek istedik! 🎉 On gün sürecek bu etkinliğin sonunda, aranızdan şanslı bir okura Alfa Yayınları’ndan çıkmış ve herkesin kitaplığına çok yakışacak bu özel seti ( İlkçağ Felsefe Tarihi 1 , 2,3,4,5 tam set Ahmet Arslan İlkçağ Felsefe Tarihi dizisi olarak hediye edeceğiz. 🎁 Çekiliş elektronik ortamda yapılacak, bir asil ve bir yedek talihli belirlenecek. Sonuçları 22 Kasım Cuma günü buradan ve Instagram hesabımızdan açıklayacağız. 📅📲 Çekilişe katılmak için: 1️⃣ Bu gönderiye yorum yaparak iki okuru etiketleyin. 2️⃣ Kitap Simyacıları Kulübü’nün 1000Kitap hesabını takip edin! 3️⃣ İletiye yorum yapanlar ve hesabı takibe alanlar çekilişe katılmış oluyor. Etiketlenen okurlar çekilişe dahil değildir! Kitap Simyacıları Kulübü Gelecek çekilişlerde görüşmek üzere; tüm okurlara bol şans diliyoruz! 🌟 (Favorimiz aslında sensin, evet, tam da sen! 😉)
1000Kitap
Mustix
Alsu Emine çam
"Karanlık gecenin güzelliği içinde geçmişte kalan mutluluklarımı düşünüyordum." Edgar Allan Poe
Edebiyat
Mustix
Birisi nasılsın diye sorduğunda ruhunu daraltma seviyem🤟