Çoğu zaman farkında olmadan yuvam, doğal ortamım orasıymış gibi bir kitapçıya girerken buluyordum kendimi. Kitap raflarına sevimli bir huzursuzluğun son demleriyle bakarken: "Allah'tan kitaplar, rüyalar, şarkılar, filmler var; yoksa çıldırırdım." diye geçiriyordum içimden.
Hiçbir şey yapmadan oturan insanların aslında devasa yükler taşıdığından şüphelenirdim. Zor olan zihninde dönen binlerce fikre rağmen hiçliği koruyabilmekti çünkü. Herkes bağırırken onların seslerini dahi bastıracak kadar susmak gibi.