Yazmak, bütün unsurları birbirine cevap veren, proportionu kusursuz, fonksiyonel ve tezyinatı yerli yerinde bir yapı inşa etmek gibi bir şey... Hem kısa hem etkileyici hem de eskilerin tabiriyle efrâdını câmi, ağyârını mâni metinler yazmak doğrusu her babayiğidin kârı değilmiş.
Eserde birbirinden bağımsız ama ilişkileri olan sekiz hikâye ile Fatih devrindeki doğu-batı çatışması ve Osmanlı tarihini derinden etkileyen kardeş katli ele alınıyor.
Çiçek Hanım, Sultan Cem'e olan hayranlığı dan dolayı onun hakkında bir kitap yazar. Ve bir gün tarihi araştırmalar yapan Sezai Bey'in televizyondaki bir programından sonra onunla tanışır. Ve bu konuyu birlikte bir kez daha ele almaları ile kitabın yolculuğu başlıyor.
Sezai'nin dostları ile yaptığı sohbet konuları da genelde tarih, ve edebiyat üzerine. Bu alanlarda kimi konuları farklı bakış açıları ile okuyoruz.
Kitapta bazı paşaların ruznamelerinden metinler ve o döneme ait görsellere de yer veriliyor. Bursa'daki Muradiye Külliyesi'nin ise etkileyici bir anlatımı var.
Geçmiş ve şimdiki zamanın birlikte işlendiği ve 21. yy'san uzaklaşıp eski zaman Bursa'yı, Osmanlı'yı, şehzadeleri ve daha nicesini okuyacağımız oldukça akıcı ve bilgilendirici anlatıma sahip bir kitap.
Fırlatıp atıldığın ve yalnız kaldığın bu dünyada, dikkatini cezbeden, üzerine düşünebileceğin, hayal kurabileceğin biriyle karşılaşıp ona dair hayaller kurmak çok güzel.