Kitabın adı çok tuhaf gelmişti daha önce duymadığım bir kelime olan Raz "gizli sır, saklı şey" anlamlarına geliyormuş. Kitabın sonunda bu kelime daha da anlamlanıyor.
Ektiği iki tohumun filizlendiğini bile göremeden onlardan ayrılmak zorunda kalan İshak, onlara mutlaka bir gün geleceğine dair söz verir. Gideceği son anda bir tohum daha eker onların yanına. Annesinin hatırasından öğrendiği her ismin kaderi vardır sözüyle onlara Zalmon, Neva ve Amiti isimlerini verir. Bu üç tohumun yanına Semin adında bir tohum daha yoldaş olur onlara. Sayfalarda bu dört tohumun muhabbetlerine konuk olarak yüreğimize dokunan hikayeler ve sözler okuyoruz. Sevgiyi, dostluğu, hüznü, sabrı ve yüreğin gizemini anlatan hikayeler ve sözler.
Peki sizce dört tohum dallanıp budaklanmış mıdır? İshak onları ziyarete geri gelmiş midir?
Kelime mühim. Kelimelerle sadece konuşmuyoruz; düşünüyor, bilgiyi, değeri, varlığı yorumluyor, onlara yüklediğimiz manadan kendimize bir kalp mayası tutturuyor, eşyaya ve hayata dair telakki ve teklifimizi hep kelimelerle biçimlendiriyoruz. Dilimizden çekilen kelime, bütün tedailerini de alıp önce hayatımızdan sonra ruh dünyamızdan çekilip gidiyor. Kelimelerimizi yitirmemiz buradan bakınca kendimize has duruşu, tasavvurumuza özgü değer yargılarını, eşyayı kendimiz gibi yorumlayıp algılayışımızı, hülasa bizi yitirmemiz manasına geliyor.