Ama, o, başkaları aydınlansın diye ışığı elinin ucunda tutuyor. Kendisi, kendi bedeni ise karanlığın içinde. Işığı elinde tuttuğu için, ağzından tanrı'nin adını düşürmemesine rağmen yüreği tanrının uzağında.
Sahip olanlar vermek zorundadırlar, ama hiçbir şey vermek istemezler. Sahip olmayanlar ise sahip olmak isterler, ama hiçbir şey alamazlar. Üstelik bunların da ulvi savaşçılar oldukları pek söylenemez. Ya soyguna geç kalmışlardır, ya beceriksizdirler ya da ellerine fırsat geçmemiştir. Her şeyi tanrı'nin ellerine teslim etmeyi öneren bir çağrı hemen hemen hiç duyulmaz.
Papalagi'nin dediğine göre, herkesin parası aynı miktarda olamayacağı gibi, güneşin altında da aynı zamanda yatamazmış. İşte, bu öğüde uyarak, para uğruna acımasızca davranma hakkını elde eder papalagi.