İnsan sıradan bir şey, bir nesne değildir; nesneler birbirlerini belirler ama insan nihai anlamda kendini belirleyen bir varlıktır. Mevcut yetilerinin ve çevrenin sınırları dahilinde, olduğu kişi neyse, onu kendinden yaratmıştır. Örneğin toplama kamplarında, bu yaşayan laboratuvarda ve bu sınav alanında, yoldaşlarımızdan bazılarının domuz gibi, bazılarının da aziz gibi davrandıklarına tanık olduk. İnsanın içinde her iki potansiyel de vardır ve hangisinin gerçekleşeceği koşullara değil, kararlara bağlıdır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ama, o, başkaları aydınlansın diye ışığı elinin ucunda tutuyor. Kendisi, kendi bedeni ise karanlığın içinde. Işığı elinde tuttuğu için, ağzından tanrı'nin adını düşürmemesine rağmen yüreği tanrının uzağında.
Sahip olanlar vermek zorundadırlar, ama hiçbir şey vermek istemezler. Sahip olmayanlar ise sahip olmak isterler, ama hiçbir şey alamazlar. Üstelik bunların da ulvi savaşçılar oldukları pek söylenemez. Ya soyguna geç kalmışlardır, ya beceriksizdirler ya da ellerine fırsat geçmemiştir. Her şeyi tanrı'nin ellerine teslim etmeyi öneren bir çağrı hemen hemen hiç duyulmaz.
Papalagi'nin dediğine göre, herkesin parası aynı miktarda olamayacağı gibi, güneşin altında da aynı zamanda yatamazmış. İşte, bu öğüde uyarak, para uğruna acımasızca davranma hakkını elde eder papalagi.