"Belki de şakayığın inat edip o sarayda ve zamanda açmamasının sebebi o iklime ait olmamasıydı.
Bilemeyiz. Çiçek açmak için kendimizi özgür bırakmalıyız."
"Özgür kalmamış ki. Sürülmüş."
Tebessümü büyürken hålå pembe şakayıkları seviyordu. "Hayatı altüst
olmuş, değil mi? Ama tam da altüst olduğu yerden çiçek açmış. Alt üst olmaktan korkma.
"Kaybolmak istemiştim bir zamanlar,
Kapının arkasında yokum, demiştim
Ve divanın altında da.
Bulamazsınız ki artık beni,
Hayatın ortasında.
Kaybolmak istemiştim bir zamanlar,
Beni kimse bulamazdı,
Tanri'nın arkasına saklansam.
O kocamandı, en kocamandı o.
Bir kız çocuğunun hayalleri kadar...
»
- DİDEM MADAK -
İnsanı zihninde taşıdıkları değil, yüreğinde taşıdıkları yorardı. Susmak, susturulmaktan daha da ağır, hiçlik varlıktan daha derindi. En iyi bildiğim şey susmaktı ama en çok acıyan yer de orasıydı. Dudaklarım. Güçlü durmak, gülmek, hiçbir şey yokmuş gibi devam etmek beni yormamıştı.
Tüketmişti. Artık istesem de tutamıyordum bazı şeyleri içimde. Doluydu bardak, hem de ziyadesiyle.