Peki, zaman neydi?
Cellat? Kurban? Masum? Kahraman?
Benim için sadece boş bir akrep ve yelkovan. Ama bazen de en bilge öğretmendi zaman. Bunu nasıl atlatacağım, dediğin her şeyi hunharca eziyordu. Dünya tarihi, zamanı zayıflık olarak gören düşünürler ve liderlerle doluydu. Oysa zaman geçtikçe insan güçleniyor, ayaklarını yere daha sağlam basmayı öğreniyordu. Fakat zaman acımasız bir öğretmendi. Zayıf insanları, en büyük zayıflıklarıyla beraber eziyordu.
Ben zamana direnmiştim. Ona küçücük bedenimle kafa tutmuştum.
Ben, ben olmak için ödemem gereken kefareti fazlasıyla ödemiştim. Çocukluğumu ve tüm gençlik hayallerimi vermiştim zamana. Ben, ben olabilmek için ruhumu heba etmiştim zamana. Var mıydı daha ötesi?
"Gömdüm hepsini geliyorum,
İnsan yaşıyorken özgürdür.
Yaklaştım iyice geliyorum,
Her insan biraz ölüdür.
Biz de biraz ölüyüz, Ölüler ki her gün gömülür.
İçimizdeki ölüler,
Dışımızdaki ölüler...
Insan yaşıyorken özgürdür,
Insan yasyorken izgintin."
- EDİP CANSEVER -