Bir gün komşu çocukları birdirbir oynuyorlarmış. Kendisini de çağırmışlar:
- Gel, sen de oyna, demişler.
Mustafa:
- Peki, demiş ve olduğu yerde ayakta durmuş.
- Ama eğil ki atlayalım, demişler.
Mustafa başını sallayarak:
- Ben eğilmem. Üstümden böyle atlayabilirseniz atlayın, diye cevap vermiş.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Birbirinin yarasına merhem olmak isteyen iki genç. Yarım kalan hayaller, kaderin bir halı örer gibi attığı düğüm üstüne düğümler. Baltalanmış bir nar ağacının köklerinden incecik fışkıran yeşil dallar gibi hayata mecburi tutunuş. Ve gürül gürül akan iki ırmağın buluşması, elinizden bırakamayacağınız bir roman...
Her insan bir evrendi ve her ölüm evrenin sönüşü demekti. Bu yüzden bir tek masumun dahi öldüğü yerde hiçbir haklı gerekçeden söz edilemezdi. Savaş insanı canavarlaştırıyordu ve insanın insana ettiğini kimse kimseye etmiyordu.