Özlemek demek, özümüzü tekrar inşa etmek için o şeye kavuşmaya çalışmak, onu tekrar arzulamak demek. Özünden bir şey eksildiğinde o eksiği tamamlamak için "özledim" diyorsun.
Modern tüketim kül-türü bize özlenecek bir şey sunmuyor. Sadece arzu ve heveslerimize hitap eden tüketim malzemeleri sunuyor. Bu ise insanı mutsuz, tatminsiz, eksik ve rahatsız bir varlık haline getiriyor.
Var olma eylemine katılmak demek, her an aktif bir biçimde var olmanın bilincinde olmak demektir. Amaçsız ve öylesine değil, kendi hakikatini, aslını ve özünü bulmak için var olma mücadelesi vermek demektir bu.
-Bir de bunun tam aksi istikamette onları yok sayan bir bakış var. Hikmet sanki yalnızca bize ait bir şeymiş gibi. Mesela Hz. Mevlana'ya ilham eden Allah'tı da Rilke'ye ilham eden başka bir Allah mıydı? Haşa. Bunun orta yolunu nasıl bulacağız? Bu konuda bakış açımız ne olmalı?
-Sonsuz hazinelerin sahibi Cenab-ı Hakk'ın hangi nime-tini kime vereceğine biz mi karar vereceğiz? Haşa.
Bizim İslam'la irtibatı olmuş Batı'nın cins kafalarına nasıl yaklaşacağımıza dair doğru bir mihengimiz yok sanki. Kimimiz Goethe'nin yazdığı bir şiirden hareketle "Goethe de Peygamberimize hayrandı. O zaman bizim Peygamberimiz çok büyük." şeklinde bir kompleksle bakıyor.