Anıların düşmanı zaman değiş, diğer anılardır. Her yeni olay, sınırlı sayıda nöronla yeni ilişkiler kurmak zorundadır. İşin ilginç yanı ise, solmuş bir anının size hiç de solmuş gibi gelmemesidir.
Taşlanmak üzere olan kadının önüne geçen otuzlu yaşlarında bir genç “İlk taşı günahsız olanınız atsın” diyerek onları durdurdu... Hamle yapmak üzere olan adamın gözlerinin içine bakıp “Dikkat et!” diye uyardı: “Dün gece yaptıklarının görülmediğini mi sanıyorsun?” Taş adamın elinden kendi ayağına düştü...
Teknikler, yapacağını yaptıktan sonra bırakılmak üzere kullanılan araçlardır... Onlarla yaşamak zorunda kalıyorsa bir insan, ortada bir bağımlılık ve bir problem vardır... Bacak düzeldikten sonra, koltuk değnekleri kullanılmaz artık... Yara iyileştikten sonra, onun üzerine bant tutulmaz... Sınıf geçildikten sonra, aynı ders tekrar alınmaz... Ve sakın unutma...
“çabalayarak bulduğun”
çabaladığın sürece var olur
“çabalamadığında dahi var Okan’ı
çabalayarak bulamazsın
İşte O’dur ancak
“her-şey-gittikten-sonra-kalacak-olan”