İnsan beynindeki ayrıntılı devre şeması önceden programlanmamıştır; bunun yerine genler, nöral ağların düzenlenmesiyle ilgili son derece genel talimatlar verir; ağların ince ayarı ise deneyimlerle gerçekleştirilir. Bu şekilde beynin yerel koşul ve ayrıntılara uyum sağlaması mümkün olur.
Yeni doğan bir bebeğin nöronları birbirinden oldukça farklı ve bağlantısızdır. Yaşamın ilk 2 yılında aldıkları duyusal bileğilere bağlı olarak nöronlar birbirleriyle çok hızlı biçimde bağlantı kurmaya başlarlar; öyle ki, bebeğin beyninde saniyede yaklaşık iki milyon yeni bağlantı, yani snaps oluşur. İki yılın sonunda bebekteki snapsların sayısı yüz trilyonu aşarak, bir yetişkinden snaps sayısının iki katına ulaşır.
Gökkuşağı, sadece belirli bir açıdan ve mesafeden bakıldığında görünen bir yansımadır. Hep seninle birlikte hareket eder ve -doğası gereği- onun altından hiç asla geçemezsin... Ama(buraya çok dikkat et), ‘gözlerin-hep-diğerlerinin-geçtiğini-görür’. Oysa diğerlerinin gözlerinden baktığında, gökkuşağı onlara ulaşılmazdır; sen-onun-altından-geçerken...
Günlük hayatlara bakarsan, dünya halkının hemen hemen tamamının, dünyalarını “bir öküzün boynuzları üzerinde” konumlandırmış olduğunu görmen hiç de zor değildir..: O öküz tanrılarıdır adeta onların; yaşam gayeleridir... O öküz memnun olmadığında, sarsılır dünyaları... Senin veya benim için gülüp geçilecek şeyler uğruna birbirini öldürmekten çekinmez birçoğu... O dünyalar birer tepsidir, öküzlerin boynuzlarında...