“Hakikat; ne parayla satın alınabilecek, ne de liyakat olmadan aktarılabilecek kadar ucuz bir şey değildir. İndan o farkındalığa gelene dek, ‘aradığı’ yanı başında dahi olsa, ona ulaşılamaz olarak kalacak ve kendini açmayacaktır. Tüm dünyayı gezse dahi, O’nu bulamayacaktır; çünkü mesele bizzat kendi bakışındadır, dışarıda değil. Arayışında samimi olana ve emek verene ise, dilerse dağ başında yaşıyor olsun, ‘o el’ yine ulaşır. Bu yolda ‘yakınlık’, samimiyet ve emek ile ilgilidir, fiziksel mesafelerle değil...”
Hakikat’in ancak birbirinden farklı görünen tüm dinler, öğretiler, disiplinler, felsefeler, anlayışlar ve bilim dallarının ardında ortak olarak tespit edilebilmesi halinde Hakikat olabileceğini ve onun ‘tek yönlü bir bakış açısıyla(öğretilmiş ve ezberlenmiş inanç) asla kavranılamayacağını’ idrak etti.