Bugün bir kitap ya da bir şiir yazısından ziyade, tarihin bir cilvesi midir bilemediğim bir olayı ve bunun tarihle ilişkisi hakkında konuşacağım.
Victor Osimhen 30 Temmuz 2025 günü Galatasaray ile anlaştı ve bu kimilerine göre ikinci altın çağın başlangıcı olarak yorumlandı.
29 sene önce 30 Temmuz 1996 günü Karpatların Maradonası lakaplı George Hagi tıpkı Osimhen gibi İtalya'dan kalkan bir uçakla Türkiye'ye gelmiş ve Galatasaray'ın birinci altın çağına giden yoldaki ilk mihenk taşı yerine koyulmuştu.
Tarihler 17 Mayıs 2000'i gösterdiği gün tüm Türkiye'de ve Endonezya, Malezya, Singapur gibi Güneydoğu Asya Müslüman ülkelerinde de, Nijerya, Kamerun, Senegal, Fildişi Sahilleri, gibi Batı Afrika ve diğer Afrika ülkelerinde de nefesler tutulmuş, Güney Amerika'nın en ücra köşesinde milyonlar ekran başında Galatasaray - Arsenal finalinin sonucunu bekliyordu.
Avrupa'da UEFA kupası turları başlamadan bahis firmaları Galatasaray'ın UEFA kupasını alma oranını 1'e 250 olarak belirlemişti. Yani 250 kere katılsa ancak 1 kere kazanır demekti. Lakin Galatasaray tüm rakiplerine ders verircesine 1 kere bile kaybetmeden vura vura Parken Stadı'ndaki finale doğru emin adımlarla yürüdü. Yarı finaldeki Leeds United maçı öncesi bahis oranları Galatasaray için 1'e 16'ya gelmişti. Yine en zayıf halka Galatasaray olarak görülüyor ve en düşük oran veriliyordu.
Finale kadar giden yolda İtalyan Bologna, Alman Borussia Dortmund, İspanyol Real Mallorca, İngiliz Leeds United takımlarını yani tarihteki sömürgeci güçlerin temsilcilerini teker teker tokat manyağı yaptı.
Finalde ise İngiliz Arsenal namı diğer "topçular" ya da Arsenal'in İngilizce Türkçe tercümesi "mühimmat deposu" olan takımını ilk 11'de 8 Türk oyuncusu ile alaşağı ederek kupaya uzandı.
Dönemin Galatasaray başkanı Faruk Süren'in