Hava karanlık, rüzgarlı;
Bir efkâr yıkıyor yüreğimi.
Yol dar, ayaklarıma batıyor
Ayrılık dikenleri.
Ömür kısa,
Hâlen onu anlatacak bir kelime bulamamışken,
Ben nasıl adamım,
Ölüyorum birine yuva olamamışken?
Ne cüretkâr bir sözdür ki,
Yaşamın dokunmamışsa birine — vah haline.
Şiirler yazarmış ne kafile;
Bundan kime ne?
Söylesene be adam,
Senin ölümün fayda eder mi, nafile?
Düşmüşsün bir çukur,
Çıkmışsın bir tepe üzerine.
Ne faydadır bir filize,
Ne de bir çiçeğe.
Üzülmüşsün, ağlamışsın...
Sana diyorum adam, sana — kime ne?
Bir şeyler göçmüş senden, aşk gibi;
Sessiz bir ölüm haberi misali.
Çekip almışlar senden
Verdiğin zararı misli misli.
Bir kış soğuğu geliyor...