Tam uykuya dalacakken akla gelen o muzzam fikirler gibi olan insanlarla tanışmak istiyorum.
Duygu ve Düşünce
Frankenstein 2025
OLAĞANÜSTÜ. Bu sene içinde okuduğum en iyi kitap Mary Shelley'in Frankenstein ya da Modern Prometheus kitabıydı. Hatta daha geçenlerde bin kitap hesabımda bu kitabı tekrar tekrar okumak istediğimden bahsetmiştim. Frankenstein bundan sonra benimle birlikte yaşayacak diyebilirim. Büyüleyici bir kitap, derdim eğer tek bir cümleyle anlatmak isteseydim. Saatlerimi, hayır haftalarımı bu kitap ve bu film hakkında konuşarak harcamak istiyorum. Konuya nereden, nasıl, hangi şekilde gireceğimi bile şaşırmış bulunmaktayım inanın ki. Son zamanlarda izlediğim en iyi filmdi, müzikleri, kostümler, karakterler... Sahne! Böyle bir kalite olamaz, bu film onlarca ödül kazanırsa asla şaşırmam, son zamanların en kaliteli, en muzzam işçiliği bence. Atmosferi, 3 saniye bile sürmeyen sahnelere gösterilen o muazzam özen elbet karşılığını da alacaktır. Gotik biri olarak Frankenstein ile "âşk" yaşamam çok doğal evet, beni ona âşık edecek binbir türlü unsur var, Victor Frankenstein'dan bahsetmiyorum bu arada. Direkt olarak "Frankenstein" fikrinden bahsediyorum. Bana hissettirdiklerini kenara bırakırsak, konu kısaca Victor Frankenstein'in Tanrıyla olan mücadelesi, yaşamı ve ölümü kontrol altına almak istemesi ve bunun sonucunda "yarattığı bir canavardan" kurtulmaya çalışması diyebilirim. Oysa Frankenstein'in bildiği tek şey "Victor" idi, bu yüzden dış dünyayla tanışmadan önce yalnızca onun adını sayıklamıştı, yeniden doğmuş bir bebek gibi, bildiği ve gördüğü tek şey, Tanrısı Victor idi. Kul(Frankenstein) kulluğunu yapıyordu yapmasına ama Yaradan (Victor) gerçekten yaratıcı mıydı? Bence Frankenstein'i en etkili kılan şey Tanrıyla olan rekabeti sonrası "yaratıcının da yarattığına karşı sorumluluğunun olması"nı anlaması. "Only Monsters play God", Victor yarattığı "canavardan" daha canavar bir
1000Kitap
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
güneş doğumuna doğru aşırı bir kuş sesiyle uyandığımda ve pencereden baktığımda o güneş doğumu muazzam hiç abartısız, bak abartmaya karşıyım ama bu hakikaten muzzam. yok böyle bir şey o turunculuk, evrenin sessizliği ama bir yandan da evrenin canlılığı insanın içini güzel kılıyor. kuşlar öyle sesliler ki sanki alarm çalıyor gibi o derece, keşke hep duysam. sabah sabah olunca çok güzel, kuşlar yalnızca onlar varken güzel, ağaçlar hep güzel. o değil de biri şu adamı sustursun bee tahammül edemiyorum. özgürlük özeldir bu arada:) şey ya çizgisel doku ve dairesel doku nasıldı tam olarak, kapatıcam yine bu hesabı sınava kadar, kölelik sınavı. bazıları çok bazıları demi. ve son bir şey twitter psikolojiyi bozar haberiniz olsun, en iyi yine bura.. bilgilendirme de bittiğine göre güle güle derin devlet.
Ne saçma
HER SANT SATKARNI GUSTERIR BU MUZZAM KAYNATA Allahı Gusteritr Hz. Bediuzzamn
Düşersem kendim düşerim diye Hem güzel uçtum Hem muzzam düştüm.. sağ salim..
İnsanlara aynı iyiliği düzenli olarak yapınca, onu artık senin görevin zannediyorlar. Muzzam bir nankörlük çeşidi.
Alıntı