Roma yemekleri muzzam bir şekilde pahalı olabiliyordu. Çoğu erkeğin yılda 500 ila 1.000 sestertius kazandığı zamanda önde gelen senatörler tek bir ziyafet için 1 milyon ya da daha fazlasını harcayabiliyordu. Bir imparatorun iki kişilik bir yemeğe 6 milyon sestertius döktüğü söylenir; yemek boyunca her bir misafire birer köle, kristal kadehler, nadir bulunan parfümler ve gümüşle bezenmiş bir araba hediye edilir.
Size kadınlıkla lanetlenmiş bir varoluş hezeyanı anlatacağım.
Sizi saçlarının ve ayaklarının ucu arasında olup biten şeylerden ibaret, doğurmaya mahkûm, çocuklarını kaybetmekle mühürlü, yalnız, yapayalnız bir kalabalıkta dolaştıracağım.
İçlerine açılan kapıların arkasına saklanmış kadınların delirerek bedenlerinden dışarı açtıkları pencerelerden bakacağım.
O pencerelerden tekrar ve tekrar ve tekrar kendimi aşağı atacağım.
Güçlü olmak demek, İskender ya da Moğollar gibi güçlü ordularla dünyayı talan etmek demek değil, güç ve kudretin zirvesindeyken bile o gücü sana bahşedenin farkında olmak demektir. Sahip olduğumuz her şey bir emanet olduğunu bilmekten, elimize geçirdiğimiz gücü, ilmi, bilgi, nimetleri, inancı insanlara layık ile aktarabilmekten ibarettir!
Toprağa işedi, sidiği içen topraktan bir avuç aldı, yaranın üzerine bastırdı. Kan bir süre daha sızdı, sonra durdu. "Kanı durdurmanın en iyi yolu," dedi.
Casy, "Örümcek ağı da iyi gelir," dedi.
"Biliyorum, ama çevrede örümcek ağı yok. Oysa, insan her zaman işeyebilir.
Semerkantta Timur'un torunu Ulug Bek' büyük bir rasathane inşa ettirmişti. Bu rasathane o devrin en mükemmel rasathanesiydi. Zamanının en büyük astronomlarından sayılan Ulug Bek birçok diğer âlimleriyle beraber bu rasathanede yaptığı astronomiyle ilgili gözlemlerini Zayiçe-i Ulug Bek ismiyle bilinen eserde kaydetmiştir. Bu cetvel uzun müddet Avrupa âlimleri arasında dahi güvenilir bir kaynak sayılmıştır.
Türkün pek çok diğer medeniyet eserleri gibi bu rasathane de son zamanla ra kadar kum altında kalmıştı. Türkistan Türkleri arasında medeniyetin yerini tarikat aldıktan, rasathane ve kütüphanelerin yerini tekkeler tuttuktan son ra, bu rasathanenin yeri bile unutulmuştu. Bundan 22 yıl önce, 1908'de Rus arkeologlarından V. L. Vyatkin rasathanenin yerini keşfetti. Büyük masraflarla kazılar yaptırarak dört buçuk asır kadar kum altında kalmış olan bu muazzam binayı meydana çıkardı. Rasathanenin ilmi gözlemler yapmaya hizmet eden merdiven şeklinde mermerden yapılmış, rakam ve harflerle süslü muazzam duvarları her görenin hayretini uyandırmaktadır.
Bu rasathaneyi ziyaret eden bütün şuurlu Türkler her bakımdan Türk dehası mahsulü olan bu muzzam ilim abidesini gördükleri zaman derin bir Türklük gururu hissediyorlar. Taassup ve cehalet kurbanı olmadığı zaman Türkün neler yapabileceğine bu rasathane parlak bir delildir.