Mehmet Yusuf AKDAĞ

Mehmet Yusuf AKDAĞ

, bir kitap okudu
8/10
·408 syf.·
Beğendi
·
35 günde okudu
·
2021 14. kitabı
İsmet Özel
9.1/10 · 108 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Hasat Cennetse Tövbe Vazgeçilmezdir
İki yakamızı bir araya getirmeğe ancak yeten aklımızla hangi işin icabına bakacağız? Olanca hayatı bir ucu sınırlı akla diğer ucu sınırsız şehvete değerek geçmiş olan ve kıyamete kadar böyle geçecek olan insanın yaratılışında ne kadar cennete müteveccih bir cevher varsa o kadar da tövbeye müteveccih bir cevher vardır. Hasat cennet olacaksa o hasadın harman yerinde tövbe vazgeçilmez yerini alır. Yahut şöyle diyelim: İnsan ne kadar yükselebilirse cennete o kadar yaklaşır. Bununla beraber insan tövbe etmedikçe yükselemez. Çevrenize bakın hiç tövbe etmemiş insanın hiç yontulmamış kütüğü temsil edişine her gün şahit olursunuz. Eğer sadakati makbul tutuyorsanız her sadakatin içinde edilen tövbeye sadakatin dahlini hesaba katın. Sır şuradadır ki, cennete yaklaşmak hiçbirimizi cehennemden uzaklaştırmaz. Cennete ne kadar yaklaşırsan yaklaş bir ayağın kaydı mı, ayağın bir kaydı mı ossaat cehenneme düşersin. Hayat şartları hiçbir devirde bir kimsenin ne sadelikle, ne de yeknesak yaşamasına el vermiştir. Bir yanda şeytanın salih kulların yoluna devamlı olarak çıkışı, zaman zaman o yola aniden atlayışı vardır; diğer yanda ömrümüz boyunca iki yakamızı bir araya getirme çabamız sırasında nelere zarar verdiğimizi bilemeyişimiz, zararın bizden sadır olacağı ihtimalini göz ardı edişimiz mekân tutar. Netice itibariyle takip etmek mecburiyeti altında bulunduğumuz her hal ü kârda tövbeyi gerektirecek bir hayat çizgisidir.
Sayfa 266 - TİYO·Kitabı okudu
Edebiyat
Hayatımın Mânâsına Müteallik Şuur??
Niçin herkes kolayca kendi hayatının mânâsına taalluk eden şuura erişemiyor? Çünkü çoğu insan süreçler boyunca hayatta kalabilmek gayesine sıkıca bağımlı bir telaşın içine düşüyor, düşürülüyor. İnsanların düştükleri yerde hem doğru, hem rahat nefes alacak fırsatları kaçırıyor olmaları onları kendi hayatlarının manası hususunda şuura ermekten alıkoymaktadır. Ben o yaşımda(lise son) beklememi fırsata tahvil ettim. İleri yaşlarımda da dikkatimi böyle bir fırsat ile karşı karşıya olup olmadığıma sarfettim. Böylelikle şerefi yalnızca yürürlükteki "al gülüm, ver gülüm" hesabının haricine çıkan bir yolda değil, aynı zamanda mezkûr hesabın aleyhine, o hesaba düşman ve bedeli ne olursa olsun o hesabı uyarak yaşayanlarla çatışmayı mümkün kılan bir yolda aramam bana nasip oldu. Arayış kendi başına bir şuur sahası teşkil ile kalmamış, her bakımdan daha çok şuuru gerektirmiştir. Her fırsat boş kaldıkça yorulmamı sağladı.
Sayfa 234 - TİYO·Kitabı okudu
Edebiyat