SEKİZ YÜZ ELLİ YEDİ
"İslam'ın beklediği en şerefli gündür bu
Rum Konstantiniyye'si oldu Türk İstanbul'u
Cihana karşı koyan bir ordunun sahibi
Türk'ün genç padişahı, bir gök yarılır gibi
Girdi Eğrikapı'dan kır atının üstünde
Fethetti İstanbul'u sekiz hafta üç günde
O ne mutlu, mübarek bir kuluymuş Allah’ın!
Belde-i Tayyibe’yi fetheden padişahın,
Hak yerine getirdi en büyük niyazını
Kıldı Ayasofya’da ikindi namazını!
İşte o günden beri Türkün malı İstanbul,
Başkasının olursa, yıkılmalı İstanbul!
Bir gün rahmetli babama “Insan yaşlandığını nasıl anlar?” diye sordum. Diz ağrılarından, deri buruşmalarından, göz ye rinden hiç söz etmedi. Dedi ki: “Eski çocukluk arkadaşların dan bahsederken, ne kadar ‘rahmetli diyorsa, o kadar ihtiyar lamış demektir."
"Ikincisi" dedi. “Çok fazla hatıra anlatan da yaşlanmıştır. Çunkü gençler hatıra biriktirir, yaşlılar birikmiş hatıralarını boşaltırlar
Yavuz Bahadıroğlu