Bilinçakışı tarzında olduğu için bir sonraki sayfada ne okuyacağınızı bilemezsiniz ve bu da bence kitabı süeükleyici yapmış. Tam böyle kitap okunamadığı zamanlarda okunacak o kitap.
Charlie zihinsel gerilik ile doğmuş bir çocuktur. Charlie ve Algernon (fare) zeka geliştirici bir deneyde kullanılıyorlar. Tek isteği sevilmek için zeki olmak olan Charlie ameliyattan sonra kendisine yapılan birçok tavrın farkına varıyor.
Çok akıcı bir kitap. Dili anlaşılır ve yalın. İnsanı çok etkiliyor ve düşündürüyor. Gerçekten sevilmek için ne kadar çaba veriyoruz? Ne fedakarlıklar yapıyoruz? Sevmek isteyen bir şekilde seviyor bizim çabamızla olmuyor..
Ben sonlarda çok ağladım. O kadar haksızlığa uğramışki.. Yüreği temiz insanlara hayat böyle davranıyor. Hiç adil değil dünya.
Şu an bunları yazarken aklıma Sertab Erener'in "İncelikler" şarkısı geldi. Charlie'nin içinde de bir çocuk vardı ama ya canavar oldu ya kobay ..
Bu kitabın Netflixte dizisi de çıktı. Asla aynı değiller bu arada. Ben kitabı tavsiye ederim. Dizide çok eksik ve farklı.
Anna haber sunucusu ve kasabada işlenen cinayetler hakkında haber yapar ama mesela gittikçe kişiselleşmeye başlar.
Kitap çok akıcıydı. Alice'in kesinlikle başka bir romanını da okuyacağım. Katil aklıma gelmedi bile ve yazdıüı sahneler.. O kadar iyi gözümde canlandıki okurken bende gerildim. Bundan sonra ne olacak diye diye kendini okutuyor kitap.
.......... SPOILER........
Bu kadar iğrenç kızlara inanamıyorum ya. Hepsi başına ne geldiyse hak etti. Ana gibi ana be. Zoe'nin manyak iğrençliği ay hepsi birbirinden iğrenç insanlardı. Zoe'nin kızı için en iyisi oldu bence.
Türkan eşini kaybetmiş ve çocuğu olmamış 55 yaşında bir kadındır. Eşini kaybedişi onu kendini ve hayatı yeniden keşfetmesini sağlayacaktır.
2026 yılının ilk kitabı benim için çok özel oldu. Melisa Kesmez'in yazımı çok akıcıymış ve o hisleri çok güzel aktarmış kitapta çok fazla altını çizdiğim yer var.
........SPOILER.........
Türkan'a o kadar çok üzüldüümki. Kendisini sevmeyen birisi ile geçen bir ömür.. Orhana da yazıklar olsun hala ilk karısının mektubunu saklayıp Türkan ile evlendi. Ve Türkan sevgiyi, teması, sohbetleri hiç tadamadı.. Ulaş iyi ki çıktı karşısına ona da üzüldüm. Ne okuma aşkıymış arkadaş ya..
Bazen kendimiz için en iyisi bulunduğumuz yeri fiziksel ve zihinsel terk etmek.
''Bir ömür değer mi sen sevsende seni sevmeyen birisi ile geçirmeye?''
Bu kitap bana bunu sorgulattı. Kalbimde çok farklı yeri olacak.. Kısa ve çok etkileyiciydi.
Yazarın kendi terapi seanslarından kesitler alarak oluşturduğu bu kitapta yazarın, siyah beyaz düşünceleri, öz saygısızlığı, mükemmelliyetçiliği ve daha bir çok rahatsız olduğu konusu ele alınıyor.
Terapi alan birisi olarak kitabı faydalı buldum hatta çoğu kişisel gelişim kitabından bile daha iyi. Benim de psikoloğum gözümde büyüttüğüm bir çok konuya ”olabilir” gözü ile bakıyor ve bu beni inanılmaz rahatlatıyor. Bazen sadece insan olduğumuzu hatırlamamız gerekiyor.
Yazarı çok içselleştirdim çünkü benim yaşadığım bir çok hissi yaşıyor ve düşündüklerimi düşünüyordu. Bana yalnız olmadığımı hissettirdi. Hatta öyle ki sonda kendime bir senedir dediğim o sözü söylediğinde ağlayacaktım. Muhtemelen bir başucu kitabı olarak göreceğim.
İkinci kitabını, seriyi uzatmak gibi görmüş arkadaşım o yüzden bu kitap zaten genel olarak birçok konuyu ele aldığından ikinci kitabı okumayı düşünmüyorum.