"Çünkü bir insanı etkilemek ona kendi ruhunu vermektir. Etkilenen kişi artık kendi fikirleriyle düşünemez, kendi tutkularıyla yanıp tutuşamaz hale gelir. Sahip olduğu erdemler bile gerçek değildir artık. Günahları bile ödünçtür; günah diye bir şey varsa tabii. Artık bir başkasının müziğindeki bir yankıdan, kendisi için yazılmamış bir rolü oynayan bir oyuncudan ibarettir."
"Bir sanatçı güzel eserler yaratmalı ama bu eserlere kendi yaşamından bir şey eklememelidir. İnsanların sanata bir çeşit otobiyografi muamelesi yaptığı bir çağda yaşıyoruz. Soyut güzellik anlayışımızı kaybettik. Bir gün tüm dünyaya göstereceğim soyut güzelliğin ne olduğunu; bu yüzden de hiç kimse Dorian Gray tablomu görmemeli."
"Agnew'un büyük paralar teklif etmesine rağmen ayrılamadığım manzara resmimi hatırlar mısın? O tablo en iyi eserlerimden biridir. Peki neden? Çünkü onu resmederken Dorian Gray yanımda oturuyordu. Üzerimde kolay kolay algılanamayacak bir etkisi var; hayatımda ilk kez hep aradığım ama hep gözden kaçırdığım o mucizeyi sıradan bir orman manzarasında görebildim."
"Dorian Gray'i biraz daha anlatsana. Ne sıklıkla görüşüyorsunuz?"
"Her gün. Onu her gün görmezsem mutsuz oluyorum. Onsuz yapamıyorum."
"İnanılmaz! Sanatının dışında hiçbir şeyi umursamadığını düşünürdüm."
"Artık benim sanatım o."