Düşünmek, diye düşündü Garraty. Elimizdeki iş bu. Düşünmek. Düşünmek ve yalnız kalmak çünkü vaktinizi bir başkasıyla beraber geçirip geçirmediğinizin bir önemi yok, nihayetinde yalnızsınız.
"Bu dünyaya ceplerimiz boş geldik ve şurası kesin ki boş da gideceğiz."
"Öyle. Ama bu iki faaliyet arasındaki dönemde azıcık rahat etsek hiç de fena olmazdı hani."
Yeni eğlencelere bir kez daha selam olsun!
Bu sefer güzel ve akıcı bir seriye denk geldiğimi bilmek beni inanılmaz mutlu ediyor. Yazar hanımın biraz kafadan çatlak olduğunu düşünüyorum. O yüzden yazım tarzını da beğendiğimi söylemem lazım.
Dünya, perilerin baskınıyla ikiye bölünmüş durumda. Budapeşte'nin yarısını insanlar diğer yarısını da periler yönetiyor. İnsanlar, dünyalarına büyünün gelmesiyle yıllarca geriye gitmiş durumdalar. Teknoloji falan hak götüre... Büyü bir şekilde bizim bu şimdiye kadar gerçekleştirdiğimiz başarıları buruşturup çöpe atmış. Budapeşte'nin Peşte denilen kısmında insanlar yaşıyor ve perilerin yaşadığı kısma nazaran kötü durumda. Bu bölgeyi yöneten adamlar arasında ana karakter hanımefendimizin üvey babası bulunuyor. Brexley, şımarık ve ukala bir kız. En azından ilk başta öyle biri olduğunu biliyoruz. Kendince insan ırkına iyilik yapmaya çalıştığı bir 'gizli' görevi var.
Bu görevlerinden birinde nanay oluyor.
Brexley'in başına gelenler sonrasında ünlü bir Fey hapishanesine kapatıldığını ve burada hayatta kalmak için nelere katlanması gerektiğini okuyoruz. İlk başta olaylar bana çok da orijinal gelmese de aksiyon dolu sahnelerin güzelliği dolayısıyla okumaya devam ettim.
Hapishane kısımları kitabın büyük bir çoğunluğunu oluşturuyor ve oldukça heyecanlı. Benim favori karakterim Druid amca. O kadar tatlı bir bey amca ki Tad... Canım benim, umarım o pis yerden kurtulur.
Neyse, gelelim ana hikayeye; Brexley ve ünlü beyefendi Warwick. Şimdi yalan yok, ben League of Legends takipçisi bir insanım. Warwick dediğin zaman "Üzerinde korku var. Bunu daha önce de görmüştüm," diyen hırıltılı kurtçuk aklıma geliyor. Ki bu kitaptaki Warwick beyefendinin de lakabının Kurt olması kafamı iyice çamur etti.
Warwick Bey, efsanevi biri ve tabii ki kızımızla