Vi Hanımın tek başına kitap yazması gerekiyor, en doğrusu bu. Daha önce başka bir yazarla ortak yazdığı bir kitabı okumuş ve gerçekten hiç beğenmemiştim. Şu an anlıyorum ki ortak yazmak onun için iyi bir seçim değil.
Bunun gibi güzelliklere zaman ayırmalı, hehe :)
Öncelikle neden puan kırdığıma değineyim; çok fazla tesadüf ve fazla karakter sapması vardı. Kitabımız zaten tesadüflere dayanıyor. Rachel barda bir yanlış anlama sonucu Caine'ı laflarıyla dövüyor. Ertesi sabah da bu haksız dayak attığı adamın asistanlık yapacağı profesörü olduğunu anlıyor.
Klasik bir "Anaaam! Kaderin işine bakar mısın?" konu seçimi. Tamam, buna eyvallah diyorum.
Şükür, bu tesadüfün üzerinde fazla oyalanma olmadı ve biz çiftimizin kendi aralarında döndürdüğü olaylara geçtik. Açık, insanın suratına sokulan flörtleşme seansları var.
İşte burası benim karakter kaymasını gördüğüm yerler. Caine West, ilişki adamı olmadığını açıkça söylerken bir yandan da on altılık ergenler gibi davranıyor. On altılık ergen davranışı lafıma, on altılık bir ergenseniz alınmayın lütfen. Amaç ortalamanın gösterdiği tutarsız davranışları tanımlamak adına uygun bir kelime grubunu dramatikleştirerek kullanmak.
Kitabımızın sonlarına doğru "tesadüf silsilesi" dediğimiz ve adeta Yeşilçam olay örgüsünü alıntılayan yerler vardı. Bir yerden sonra "Eh, bi'sal be ablacım!" dediğim olmuştur. Fakat genel anlamda kitabı elime aldım ve bitirdim. Oldukça akıcı, eğlenceli ve seksiydi.
He evet, onu da belirtmem gerekiyor. Kitabın kapağına baktığınızda da anlayabilirsiniz tabii ama yetişkin içerikli bir kitap. Gerçi kapağının gerçekten elden geçirilmesi gerektiğini düşünüyorum.
Kitabımız güzel sahnelerle dolu olsa da maalesef beni derinden etkiledi diyemem. Keyif alarak okudum, evet ama "Bu olmadan hayatım renksizdi," demem.
Arka kapak yazısının güzelliği ile aldığım bir fantastik bilim kurgu kitabıydı Kemik Mevsimi.
Kısaca konusundan bahsetmem gerekirse Paige insanların rüya alemine girebilen nadir yeteneklere sahip bir kadın. Bu tür yeteneklere sahip olan insanların suçlu sayıldığı 2059 yılı Londra'sında kartele çalışıyor. Fakat bir gün eve dönerken şanssızlığı neticesiyle kontrole yakalanıp iki memuru öldürüyor.
Sonrası malum... Yakalanıyor ve yok olduğu düşünülen bir yerde hapis hayatı yaşıyor.
Kitabın kurgulandığı dünya oldukça yeni ve bence farklıydı. Falcılar, müneccimler, kahinler, rüyagezerler... Hikâye Paige ve yaşadıkları üzerine olsa da yaratılan ortam oldukça ilgi çekiciydi.
Gardiyan Arcturus tatlı bir bey, henüz ne olduğunu tam olarak çözememiş olsam da öyle. Kitapta kendisi oldukça gizemli ve güvenilir olarak gösterilmiş. Ne kadar muhteşem, gözlere şenlik olduğuna fazla vurgu yapılmaması da güzeldi. Konunun romantizme kaymasına engel olmuştu yani o açıdan iyiydi.
Bu kitabı distopya, başkaldırı ve aksiyon seven okuyucular için gönül rahatlığıyla önerebilirim. Zengin bir dünya yaratılmış. Serinin diğer kitaplarının elimde olmasına sevindim çünkü devamını merak ediyorum.