Onun davranışında bir cesaret vardı. Kaçınılmaz olan şeyi zarafetle kabul ediyordu. Ama cesaretin nerede bitip duygusuzluğun başladığı belli değildir. Cesaretle kaygısızlığın sınır çizgisi neresiydi?
Bana göre zaman parmaklarımın arasından akıp giden bir şey. Yeterli miktarda değil. Tutamıyorum. Oysa oğlum için, boynuna asılı koca bir yük. Bitirmesi gereken, kurtulması gereken bir yük.