Bir şeyin eksikliğini çekiyor olmalılar. Korku bizi ya saldırıya ya da savunmaya iter. Eğer onlara başka bir gözle bakacak olursan söylediklerinin sana karşı olmadıgını anlarsın. Seni hedeflediklerini sanıyorsun çünkü şuan burada olan sensin, ama senin yerinde bir başkası olsaydı da aynı şekilde davranırlardı. Tıpkı yola çıktığımız ilk gün karşılaştığımız o şöför gibi, hatırlıyor musun? Bu insanların davranışlarına rağmen huzurunu koruma gücüne sahipsin. Kendini onlara sevgi dolu enerjini göndererek koruyabilirsin.
Karamsar, negatif, kendi görüşlerini dayatmaya çalışan, her şeyin tersini iddia eden veya sürekli kurban moduna giren insanlar; enerji emicidirler. Korkuyla hareket ederler. Kendini bu gibi durumlardan koruyabilirsin. Bunun için biraz dikkatli olman yeter. Bu tür davranışları belirlemek çok kolaydır ve bedenin bunun için iyi bir göstergedir. Gergin, sinirli, bıkkın hissediyorsan enerjinin düştüğünü kolaylıkla anlayabilirsin.
Zihnin yaşadığın değişimlere direnç gösteriyor. Bedenin de tepki vererek seni önceliklerin ve korkuların arasında yaşanan çatışmadan haberdar etmeye çalışıyor….. Bu akşam tek yapman gereken şey bu çatışmayı kabullenmek!…. Zihnine tek dileğinin, o çok iyi becerdiği konuda mutlu olması olduğunu söyleyerek onu yatıştır: kalbinin seçimlerini yerine getirmek.
Evet, pencereden baktığında güneşi göremiyorsun ama mesela o an bulutların üzerindeki bir uçakta bulunsaydın güneş gözünü kamaştırıyor olurdu değil mi? Aynı şekilde herhangi bir durum karşısında durduğumuz yerden bakıp gerçeğin ne olduğunu bilmemiz imkansızdır.