aySimaBüke

aySimaBüke
@mysima
Biyolog E. O. Wilson -alanında yirminci yüzyılın en önemli isimlerinden biri- tüm insanlarda "biyofili" adı verilen doğal bir his olduğunu savunuyormuş. Biyofili biz insanların varoluşumuzun büyük kısmını geçirdiğimiz alanlara ve etrafımızı sarıp varoluşumuzu mümkün kılan doğal hayat ağına duyduğumuz doğuştan gelen bir sevgi olarak tanımlanıyor. İçinde yaşamak üzere evrildikleri doğal ortamlardan yoksun kalan hayvanların hemen hepsi rahatsızlık yaşıyor. Bir kurbağanın karada yaşaması mümkün - ama sersefil olup pes edecektir. İnsanlar neden bu kuralın istisnası olsun ki, diye düşünüyor Isabel.
Sayfa 160·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

aySimaBüke

, bir kitap okudu
Puan vermedi·325 syf.·
2025 4. kitabı
Daniel Keyes
8.8/10 · 36,5bin okunma
Çocukken çevrenizi değiştirme gücünüz pek olmuyor. Bir yerden taşınmanız ya da size zarar veren birini buna son vermeye zorlamanız mümkün değil. Önünüzde iki seçenek oluyor. Güçsüz olduğunuzu -her an ciddi zarar görebileceğinizi ve bu konuda elinizden gelen bir şey olmadığını- kendinize itiraf edebilirsiniz. Ya da kendi kendinize bunun sizin suçunuz olduğunu söyleyebilirsiniz. Bu durumda biraz güç kazanırsınız aslında - en azından kendi zihninizde. Suç sizde olduğunda, durumu değiştirmek için yapabileceğiniz bir şeyler var demektir. Tilt makinesinde oradan oraya sektirilen bir top değilsiniz demektir. Makine sizin kontrolünüzde demektir. O tehlikeli kaldıraçların üstünde sizin elleriniz var demektir. Böylece, tıpkı obezitenin o kadınları kendilerine tecavüz edeceklerinden korktukları erkeklerden koruması gibi, çocukluk travmalarınız için kendinizi suçlamak da o zamanlar ve şimdi ne kadar savunmasız olduğunuzu görmekten korur sizi. Güç sizde olur. Suç sizdeyse, kontrol de sizdedir.
Hayatınızda neyi neden yaptığınıza rehberlik eden tüm değerleri bir pasta gibi düşünmeniz gerek, diyor Tim. "Her değer o pastanın bir dilimi gibi. Yani maneviyat diliminiz var, aile diliminiz var, para diliminiz var, hedonizm diliminiz var. Bu dilimler hepimizde mevcut." Materyalizm ve statüyü saplantı haline getirdiğinizde o dilimin boyutu artıyor. Ve "dilimlerden biri büyüdüğünde, diğer dilimlerin küçülmesi gerekiyor". Yani eşya almaya ve daha yüksek bir statüye kafayı taktığınızda, pastanın ilişkilerinizle, anlam bulmakla ya da dünyayı daha iyi bir yer haline getirmekle ilgili dilimleri küçülüyor.
Sayfa 123·Kitabı okudu
Hepimizin doğuştan gelen bazı ihtiyaçları var - diğer insanlarla aramızda bir bağ olduğunu, bize değer verildiğini, dünyada bir fark yarattığımızı hissetme, özerk olma, bir konuda iyi olduğumuzu his setme ihtiyacı gibi. Tim materyalist insanların daha az mutlu oldu ğuna inanıyor -çünkü peşinden koştukları hayat bu ihtiyaçları doğru dürüst karşılamıyor
Sayfa 123·Kitabı okudu