"İnsan onu dinlerken sözcüklerin nasıl cılız ve çelimsiz kaldığını, gerçek denilen şeyin doğasının ne kadar ele avuca sığmaz ve kaypak olduğunu; duygular karşısında tanımların, terimlerin nasıl da yetmediğini daha iyi anlıyor."
"Bu kadın sanırım otuz beş yaşında ama ruhunun çok daha genç kaldığından eminim. Ancak bu kendine iyi bakmak, yaşlanmamak gibi bir şey değil; sanki büyüyememek gibi bir şey..."