Robert Redfıeld meşhur şehir halkı tipolojisini l 947'de yayınladığında, antropolojinin prestijini zaten var olan çok eski bir payeye getirmekten biraz fazlasını yaptı. 3 Şehirlerin suç, düzensizlik ve her türden insani sıkıntılar ile karakterize edildiği ve küçük, izole ve homojen halk toplumlarının uyum içerisinde olduğu görüşü Aristofanes, Tacitus ve Eski Ahit'e kadar uzanmaktadır. Bu görüşe yeni şöhreti l 9. Yüzyılda W.H. Morgan, Ferdinand Tönnies, Henry Maine, Fustel de Coulanges, Emile Durkhaim, Max W eber ve özellikle Komünist Manifestosu ile Kari Marx gibi etkili bazı figürler tarafından kazandırıldı. Onların ve diğerlerinin yazılan, halk toplumunu zaman içerisinde şekillendiren duygusal ve ahlaki bağlılık, samimiyet, sosyal bütünlük, süreklilik gibi olguların, sosyal düzensizlikten ve kişisel hastalıklardan kaynaklanan değişimin hüküm sürdüğü şehir hayatına geçerken kaybolduğu yönünde bir mutabakata yol açtı. Halk
"topluluğu" ile kent "toplumu" arasındaki zıtlık yirminci yüzyılda sosyal bilimlerin en temel fikirlerinden biri haline geldi. Büyük şehir toplumlarının, halk toplumlarının karakteristiği olduğu düşünülen uyum içindeki toplum bilincini kaybettiği görüşü, sosyal bilimciler, siyaset bilimciler, sosyologlar, psikiyatristler, ilahiyatçılar, roman yazarları, şairler ve eğitimli halkın geneli arasında yayıldı.