Robert B. Edgerton

Robert B. Edgerton

Yazar
7.8/10
22 Kişi
·
50
Okunma
·
2
Beğeni
·
678
Gösterim
Adı:
Robert B. Edgerton
Tam adı:
Robert B. Edgerton
Unvan:
İktisatçı
Doğum:
Galveston, Teksas, ABD, 1940
Büyücülük sosyal açıdan yıkıcı olabilen bir inanç sistemine muhteşem bir örnektir.
Spartalıların Roma köleliğine karşı yaptığı başkaldırıdan Yeni Dünya'da binlerce Afrikalı kölenin umutsuz isyanına kadar,insanlar esaret altında yaşamaktansa özgürlük uğruna ölmeyi tercih etmiştir.
Günümüzde dünya nüfusu saatte 10.000 insan gibi şaşırtıcı bir oranda artmaktadır ve bu artışın büyük kısmı mevcut halkını bile doyurmaktan aciz toplumlarda meydana gelmektedir
Bir toplum değersizlik hissini ya da sinirini tıka basa içmekle gidereceğini düşünüyorsa ve kimse sarhoşken yaptığından sorumlu değilse,bu durum kendini yok etmenin tamamen garantili bir açıklamasıdır.
Eşitsizlik bir çok farklı biçimiyle evrenseldir.Eşitsizliğin varlığı diğerlerinin sırtından geçinen bazı insanların ihtiyaçlarına hizmet eden geleneksel inanç ve uygulamaların kurulmasına bir yol açmıştır
Geleneksel inanç ve uygulamalar faydalı ola bilir,hatta önemli adaptif mekanizmalar olarak hizmet de edebilir,bununla birlikte zayıf,zararlı ve hatta ölümcül dahi olabilirler
Protein açısından eksik olsalar da Bena Benalılar tavukların dışkı yediğine inandıkları için ne tavuk ne de tavuk yumurtası yerdi. Lakin favori besinleri olan domuzlar zaten dışkı yiyordu.
Celal Şengör'ün bir televizyon programında adını zikretmesi üzerine duyduğum bu kitabı okumam tam sınav haftam denk geldi. Dolayısıyla kitabı biraz uzun sürede ve kopuk şekilde okuyabildim. Yaşadığımız çevreden biraz uzaklaşıp değişik kültürlerin içine dalmak her zaman çekici gelmiştir. Bu kitapta da bir çok değişik kültürün yaşamlarına konuk oluyoruz. Afrika'dan Amerika'ya Asya'dan Okyanus'ya ya kadar geniş bir yelpazede insanların davranışlarını ve bunların altında yatan sebepleri öğreniyoruz. Toplumların hastalık derecesine gelen davranışlarının altında yatan sebepleri, geçmişten günümüze küçük parçalar halinde izliyoruz. Keyifli okumalar.
Hasta Toplumlar kitabında toplumların da insanlar veya hayvanlar gibi doğduğunu,gerek kendisinin oluşturduğu gerekse çevreden gelen uyaranların etkisiyle gelişim gösterdiğini ve varlığını devam ettirecek potansiyeli yakalamak için mücadele gösterdiğini anlatmaktadır. Nasıl ki insan öldüğünde veyahut hayvan kalıntıları toprağa karışır zamanla başkalaşır ve kalıntıları belki bir rezerv belki de bir bitkiye humus olarak dönüyorsa yıkılan yok olan toplumlarında akabinde kurulacak toplumlara örnek olabileceğini de söylüyor.
Toplumlarda alışılagelmiş ya da alışmaya mecbur bırakılmış kültür diye adlandırdıkları ilginç davranış şekilleri var.
Ve yaşadığımız toplumun değerlerinden alt bir değere sahip toplum gördüğümüzde yaptığımız eleştirme bizden üst değerlere sahip toplumların toplumumuza yaptıkları eleştirilerin mantığını anlamamı sağladı.
En çok da kurduğumuz düzenin temelleri bir toplumun ayakta kalmasında ya da yok olmasında etkili olduğunu görebildiğim bir kitaptı.
Güzel bir kitap. Bilmediğim bir çok şey öğrendim diyebilirim. Kitabın başında fazlaca alıntı mevcut ,sıkabilir ama ilerledikçe okuma isteği artıyor. Antropoloji meraklısı arkadaşlara tavsiye edebilirim
Bu alanda okuduğum ilk kitaptı o yüzden her satırı beni şaşırttı, bana bir şeyler öğretti.
Modern şehirlerde toplum yapısının bozuk olduğu buna karşın en iyi bozulmamış toplum örneklerini ilkel kabilelerde görebileceğimiz mitine karşı yazılmış bir kitap.
'Kültür her zaman toplumun yararına mıdır, zararına olduğu alanlar varsa o kültür ögesi varlığını nasıl devam ettirebiliyor?' sorusu etrafında gelişmiş bir sürü araştırma, çarpıcı örnekler..
Yapısının zorlama olduğu cümlelere rastladım, çeviriden mi yazardan mı bilmem ama çok daha anlaşılır kurulabilecekken dolaştırılmış bazı cümleler var onlar dışında akıcı okunabilirliği açısından da sıkıntı vermeyen bir kitap.
Okunmalı.
Hasta Toplumlar
Antropolojik araştırmalardan oluşmuş kıyıda köşede kalan, kaybolup giden toplumların yaşamlarından kesitlerin anlatıldığı, kültürden kültüre yanlış gelen yaşam şekillerinin anlatıldığı, zaman zaman insanın kanını donduran Aztek İmparatorluğunda olduğu gibi yılda 250 bin insanın Tanrılara kurban edildiği geleneklerin anlatıldığı bilgileri içeren bir kitap,
Bazen sürdürülen gelenekleri neden yaptıklarını unutmuş ama hala aynı geleneği sürdüren toplumlar.
Geçmişte yaşanan toplumlardaki bağnazlıklar sakatlıklar anlatılmış .Bazen tüylerim dike diken oldu .Köhnemiş kuralların yıllarca insanları nasıl etkilediğini insan hayatının hiçbir önemi olmadığını anlatmış.
Gündelik hayatın içinde nereden geldiğini biimediğimiz gelenekleri tarihin karanlıklarından ortaya çıkaran bir kitap. Doğan Cüceloğlu'nun ön söz yazdığı ve yayımı ile ilgilendiği bir kitabın doğru ve güzeli paylaşmaması mümkün olamazdı zaten. Tarihe ilgili okurlara öncelikle önerilir.
Dünyanın değişik bölgelerinde yaşayan toplulukların kendi içlerinde nasıl farklı özelliklere sahip olabileceklerini görmek açısından faydalı bir kitap. Özünde insan olan toplumun, özü değişmeden yapısının, geleneklerinin, değerlerinin ve normlarının nasıl değişebileceğini ve şekillenebileceğini örnekleriyle açıklıyor. Bir toplumdaki değerlerin başka bir toplum için taban tabana zıt olabileceği aslında insanın nasıl değişik ve uç noktalarda değer yargılarına ve kurallara sahip olabileceğini açıkça anlatıyor.
Bir çok kabile ve halk toplumlarının uygulamalarından bahseden bir kitap. Günümüz toplumlarında karşılaşmamız mümkün olmayan ve okuduğunuzda sizi ziyadesiyle şaşırtacak adet ve inançların kabile ve halk toplumları tarafından nasıl yapıldığını görüyoruz.
Önsözünü Doğan Cüceloğlu bey yazdığı için psikoloji alanıyla ilgili bir kitap zannetmiştim. Fakat psikolojiyle çok fazla bir alakası yok. Antropolojiye merakı olanlar için faydalı olabilecek bir kitaptır.

Yazarın biyografisi

Adı:
Robert B. Edgerton
Tam adı:
Robert B. Edgerton
Unvan:
İktisatçı
Doğum:
Galveston, Teksas, ABD, 1940

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 50 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 115 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.