1000Kitap Logosu

Antropoloji

Aziz Erdoğmuş
bir alıntı ekledi.
Köylülerin tarihi kentliler tarafından yazılır Göçebelerin tarihini ise yerleşik olanlar yazar Avcı-toplayıcıların tarihini çiftçiler, Devletsiz insanların tarihini saray kâtipleri yazar Ve hepsini "Barbarların Tarihi" şeklinde adlandırılmış arşivlerde bulursunuz. ' --Anonim
feyza
bir alıntı ekledi.
Hanımağalar gerçek bir güce sahiptiler ama gücün burada da yine ileri yaşta, dolayısıyla da menopoza girmiş kadınların elinde olduğu dikkatinizi çekmiş olmalı. Aslında bu "güç" değildir. Kadının doğurganlığının erkekler tarafından kontrol edilmesi kuralı hiçbir zaman ve hiçbir yerde çiğnenmemiştir.
3
nontekemmül
bir alıntı ekledi.
Neolitik Çağ köylülerinin evcilleştirdikleri domuz, sığır, koyun ve keçi, insanların diyetlerine yeni lezzetler kattı. Böylece, yaklaşık 9 bin yıl önce inek, koyun ve keçi sütü ile tanıştılar. Bunların fermantasyonundan ortaya çıkan yoğurt, ayran, kefir, tereyağı ve peynir, sofralarında yerini aldı. Beslenme alışkanlığındaki bu değişmenin insanların sağlığına, kuşkusuz, olumlu olduğu kadar olumsuz yansımaları da oldu. Evcil hayvanlardan brüselloz ve tüberkülozu kaptılar. Sütlerini içmeye başlayınca sindirim sorunları yaşamaya başladılar. İçtikleri şey anne sütünden farklıydı; bu evcil hayvanların sütü, insan bünyesine hiç uygun bir besin maddesi değildi. Sütten kestikleri bebeklerine, çoğu kez hijyenik koşullarda hazırlanmayan hayvan sütü karışımı lapalar yedirmeye başlayınca önemli sağlık sorunları ortaya çıktı; bebek ölümlerinde ciddi oranda artışlar oldu.
Aziz Erdoğmuş
bir alıntı ekledi.
Köylü ve devlet üzerine
Köylüler, "İçten içe, bu cebir aygıtının arkasında büyük bir evrak yığınının yattığını bilirler: listeler, belgeler, vergi defterleri, nüfus kayıtları, nizamnameler, talepler, emirler. Bu evrakların çoğu onlar için esrarengiz ve anlaşılamaz niteliktedir. Zihinlerinde bu evraklar ile çektikleri eziyetler arasındaki katı özdeşlik yüzünden, birçok köylü isyanında yapılan ilk iş bu kayıtların tutulduğu yerel evrak dairelerini ateşe vermek oluyordu. Devletin topraklarını ve tebaasını tuttuğu kayıtlarla gördüğünü kavradıkları için, köylüler dolaylı olarak devleti kör edince sıkıntılarının sona ereceğini zannediyordu. Eski bir Sümer atasözü bunu net bir şekilde ortaya koymaktadır: ' Başınızda bir kral ya da bey olabilir, fakat korkmanız gereken kişi vergi tahsildarıdır.' "
3
Esat
bir alıntı ekledi.
Bir kitabın son bölümünde, genel olarak, kahramanın başından geçenler ve hayatının nasıl sona erdiği anlatılır. Ama bizim kahramanımızın hayatı sonsuzdur. Öyle ki, onun hikâyesini hiçbir zaman sonuna kadar yazamayız. Kahramanımızla birlikte bir şehirden diğerine gitmiş, bir yüzyıldan ötekine geçmiştik. Miletos’ta, Atina’da, İskenderiye’de, Roma’da, Bizans’ta, Kiev’de, Paris’te, Londra’da, Moskova’da bulunmuş, Yeni Dünya’nın kıyılarına çıkmış, sonra yine Roma’ya dönmüştük. Kahramanımızın adı Thales, Demokritos, Aristoteles, Arşimet, Lukres, Marco Polo, Afanasiy Nikitin, Kolomb, Yermak, Kopernik ve Bruno’ydu. Bütün kahramanlarımızın adlarını sayıp dökemezdik. Çünkü kültürü milyonlarca insan yaratmıştır ve yaratmaya devam ediyor.
3