O an benim için bir fazlalıktın, seni istemiyordum, beni yoruyordun. Angela’ya yemek yedirişini, dirseğinin yukarısından tutup yolun karşısına geçirişini görmekten çok sıkılmıştım artık, ikinizden de bıkmıştım, size katlanamıyordum, beni sevdiğini bilmenin de hiçbir hafifletici etkisi kalmamıştı.
Beni sevmenin dışında, olduğun gibi kalmıştın. Ben ise öpüşmelerimizi, çalıştığım roller gibi önceden planlardım, dizlerimin çözülmesini, sırtımın gevşemesini ve tamamen gevşedikten sonra da kendimi senin kollarına bırakmamı önceden çalışıyor, senin yanındayken duyduğum öfkeli nefrete ancak böyle dayanabiliyordum. Bana yük oluyordun ama yine de seni bırakamıyordum.
Yetişkinlerim de inanacağı, en önemlisi parayla sağlanmayacak, fakirlerin de yapabileceği iyilikler bulmak inanılmaz zordu. Bunun sıkıntısıyla bacaklarımı tırnaklayıp durdum. Sen, her gün için masrafsız ve inandırıcı bir iyilik bulmanın ne kadar zor olduğunu bilir misin?