Aylardan Kasım Günlerden Perşembe
7/10
·176 syf.··
2026 27. kitabı
2026 - 31. Kitap Kitabın Adı: Aylardan Kasım Günlerden Perşembe Yazarı : Ayşe Kulin Yayınevi : Everest Yayınları Türü : Tarihi Roman Basım Yılı: 2025 Sayfa Sayısı: 175 Sayfa Düşünceler : Ayşe Kulin sevdiğim yazarlardan birisidir. Aynı zamanda oldukça üretkendir. 42 kitabı milyonlarca satmış hemen her kitapseverin kütüphanesine ve dolayısıyla kalbine girme başarısı göstermiştir. Trabzon Kitap Fuarı'nda eşimle kendisine rastlamış gece geç saatlere kadar kitap imzalamasına hayretle ve hayranlıkla şahit olmuştuk. Bizde kitap imzalatmadık çünkü yeterince yorulmuştu. Yazarın 11 kitabını okudum bugüne kadar. Hemen hepsini de sevdim. Akıcı anlatımı ,sayfaları birbiri ardına çevirme hissiyatı uyandıran bir yazım tarzı var. Zaten bu kitaba da dün başladım ve bugün bitirdim. İşlerimin arasında dahi zevkle okudum. Yazarın en son kitabı olan bu roman istek üzerine yazılmış. Bu mânâda yazarın tek eseridir diye düşünüyorum. Atatürk 'ün ağzından Atatürk 'ü anlatan bir roman bu. Tarihsel gerçeklere sadık kalınarak yazılmış .Yazarken 22 farklı kaynaktan yararlanılmış. Atatürk 'ün iç dünyasına yansıtılmaya çalışılmış eserde. Belirli bir kronolojik sıra takip edilmemiş. Geçmişle vefat ettiği gün arasında gidip gelinmiş eserde. Çocukluk dönemi ile kadınlarla ilişkileri üzerinde biraz fazlaca durulmuş. İnsani yönü öne çıkarılmış. Fikrimizi önderinin de bir ölümlü olduğu gerçeği vurgulanmış. Zaten kendisi de bunu meşhur " Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır " sözüyle söylemekte asıl önemli olanın kurduğu devlet ve fikirleri olduğunu bize anlatmakta idi. Yazıkki emanetine pek sahip çıktığımız söylenemez. Neyse Atatürk 'ü biraz farklı açıdan ,Onun diliyle dinlemek isterseniz güzel bir seçim olur bu eser sizin için. Lakin biraz daha uzun olabilir daha fazla teferruata
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,519 okunma
Siz ne düşünüyorsunuz?
Puan vermedi
Amcamın kıymetli bir hediyesi vesilesiyle başladığım ve Metin Karabaşoğlu’nun kalemiyle ilk defa tanıştığım bu kitap, maalesef 96. sayfada yarım bırakma kararı aldım. Kendimi, yazdıklarını zorla tüketen bir okur olarak değil, hissettiği soğukluğun arkasında duran bir okur olarak görüyorum. Kitap genel hatlarıyla hayata, insana ve inanç dünyasına dair felsefi/dini pencereler açan, yazarın kendine has denemelerinden oluşuyor. Karabaşoğlu’nun akıcı ama bir o kadar da keskin, kendi felsefesini mutlaklaştıran bir kalemi var. Ancak 96. sayfadaki “Kim Payidar Kalacak?” başlıklı bölüme geldiğimde, yazarın bakış açısı ile benim tarih ve saygı anlayışım arasında çok net bir zıtlık belirdi. Yazar bu bölümde, ahiret ve fani/baki kavramlarını işlerken Atatürk’ün o bilinen "Benim nâçiz vücudum..." sözünü kelime kelime masaya yatırıyor. Dünyevi yapıların geçiciliğini anlatmak adına, bu devletin kurucu vizyonunu ve o vizyona emek veren milyonların gayretini "boş bir vehim" veya "aldanış" olarak nitelendiriyor. Ben ne bir fikrin körü körüne fanatiğiyim ne de tarihi tek bir dönemden ibaret görenlerdenim. Benim nazarımda tarih bir bütündür; Osmanlı Devleti’nden günümüze kadar bu topraklar için can vermiş, kan dökmüş padişahlar, sultanlar, cephedeki erler ne kadar saygıya layıksa, cumhuriyetimizin kurucusu da o kadar saygıya layıktır. Din veya inanç üzerine bir şeyler yazılırken, toplumsal hassasiyetlere ve kurucu değerlere karalamadan, incitmeden, saygı çerçevesinde yaklaşılması gerektiğine inanıyorum. Kimine göre bu sayfada yazılanlar sıradan bir eleştiri olarak görülebilir, saygı duyarım. Ancak benim için hassas olduğum konularda bir kitaptan soğumak, o yolculuğu bitirmek için yeterli bir sebeptir. Amcamın emeğine saygı duymakla birlikte, kendi düşünce dünyamla taban tabana zıt giden
Din
Küçük ŞeylerMetin Karabaşoğlu · İz Yayıncılık · 2018293 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·176 syf.··
2026 3. kitabı
“Yurtta sulh, cihanda sulh!” “ Hayatta en hakiki mürşit ilimdir.” “Benim naçiz vücudum elbet bir gün toprak olacaktır, ancak Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar kalacaktır." ~Mustafa Kemal Atatürk
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,519 okunma
O'nu bulan neyi kaybeder?
Puan vermedi·270 syf.·
2026 12. kitabı
En temel ve en mühim eksikliğimiz; bizi yaratan Rabbimizi tanıma gayretinde bulunmamak... Herkes belli bir alanda, belli bir konuda ömründe bir defa da olsa "bilme, tanıma" gayretinde bulunmuştur muhakkak, peki bu çabayı Rabbimizi tanımak için ne kadar sarf ettik? Cenâb-ı Hakk'ı kemaliyle bilmek, tanımak muhal olsa da bize biçilen sınırlar çerçevesinde, olabildiğince O'nu tanımalı, bilmeli. Rabbimizi tanıma ve bilme niyetiyle Esma'ül Hüsna okumaları yapmak isteyenler için, başlangıç olarak bu eserden istifade edebilirler. Bu eserde Allah u Teâlâ'nın isimleri kısa kısa ele alınmış. Her Esma'nın öncelikle kısa anlamı zikredilmiş ve ardından bazen isme göre farklı küçük başlıklarla açıklanmış ve her Esma'da "Kul için gereken şey" başlığı altında kısaca izahta bulunulmuş. O'nu tanıdıkça, bilme gayretinde bulundukça, kulluğumuza güzellik katılacaktır. Bu meşakkatli dünya hayatımız da kolaylaşacaktır. İbadet ettiğimiz, iman ettiğimiz, sevdiğimizi iddia ettiğimiz Rabbi tanımak zorundayız. Bu konuya ilişkin kisa ve naçiz cümlelerimi Üstad Bediuzzaman Said Nursi'nin ifadelerini zikrederek sonlandırmak isterim; O'nu bulan zindanda da olsa bahtiyardır, O'nu bulan neyi kaybeder? Tanımadan, bilmeden ne kadar bulabilir, bahtiyar olabiliriz? Not: Bu konuya ilişkin şahsen aşağıdaki eserleri de okumaya niyet etmiştim, istifade etmek isteyen olur ya da eser eklemek isteyen olursa diye buraya listeliyorum; Esmaül Hüsna Peygamber Efendimizin Örnekliğinde 99 Esma Bana Ne diyor? Esmai Hüsna 99 Şerefli İsimlerin Sır Tezahürleri Risale-i Nur Işığında - Esma-i Hüsna Esma-ül Hüsna İle Manevi İyileşme
Esmaü-l Hüsna ŞerhiAli Osman Tatlısu · Kapı Yayınları · 2011256 okunma
Puan vermedi·248 syf.··
Beğendi
·
2022 35. kitabı
Yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü sen ne yeri yarabilir ne de boyca dağlara ulaşabilirsin." Mevki sahibi olduğunda yürüyüşü değişen, böbürlenenleri Allah sevmez. Dünya, bütün insanlar seni seviyor, Allah seni sevmiyor ya da bütün dünya sana karşı ama Rabbin seni seviyor. Bu ikisi arasındaki ayrım çok önemlidir. Şirk koşmak çok büyük bir zulümdür. Zulüm nedir? Zulüm; adaletsizce davranmak, bir şeyi hakkından mahrum etmek, vazifeyi ehil olmayana vermektir. Yani Allah’a ortak koşmak elbette büyük bir zulümdür. Lokman (as), oğluna Allah’ı tanıtmaya çalışarak şöyle buyuruyor: “Oğulcuğum, yapılan iyi veya kötü bir iş, hardal tanesi ağırlığınca da olsa, bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, Allah onu mutlaka çıkarır. Şüphesiz ki Allah latiftir, her şeyden haberdardır.” Bu bilgi ve iman insan hayatını düzene sokar. İç ve dış dünyasını tanzim ettirir. "Bedir Savaşı'nda Allah'a yemin olsun ki ecir ve sevap ümidiyle savaşan ve arkasına dönmeden ilerlerken şehit düşen herkes cennetliktir." ​Her ne olursa olsun umudunuzu kaybetmediyseniz, umut ışığınız hâlâ yüreğinizin içinde yanıyorsa, yeryüzündeki diğer bütün mumlar sönse bile, o yaktığınız tek umut ışığıyla bütün hepsini tekrar alevlendirirsiniz. Bir gencin bu kadar heyecansız, azimsiz olması, cesaretini, ideallerini kaybetmesi ancak yüreksizlikle ifade edilebilir. Riski göze alma cesaretini gösteremeyenlerin risk olmadan rızık olmayacağını bilmeleri gerekir. Umudunuzu, heyecanınızı, coşkunuzu kaybettiğinizde artık sizin işiniz bitmiştir. Siz gönlünüzdeki umut fenerini söndürmezseniz, belki bugün değil ama yarın mutlaka yolunuz aydınlanacaktır. İçinde bulunduğun toplumun âdet ve geleneklerine saygılı ol. ​Ahirette seni rüsvay edecek çirkin âdet ve geleneklerden sakın. Benzi sarı, zayıf
Geleceğe GülümseSıtkı Aslanhan · Çınaraltı Yayınları · 2016469 okunma
5/10
·176 syf.··
Beğendi
·
2025 65. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 13 Kasım 2025 16:28
"Zaten neyi çok istemişsem sahip oldum da elimde uzun kalmadılar,kayıp gittiler." Anlaşıldığı üzere Mustafa Kemal'i kaleme almış yazar.Ama öyle bildiğimiz gibi değil de daha kendi içinde yaşadıklarını yazmış.Çocuk Mustafa,öğrenci Mustafa,abi Mustafa,eş Mustafa ve hasta Mustafa Duyguyu daha çok hissetmek isterdim çok etkilenmedim ama güzeldi.Çabucak okunuyor kitap severelere tavsiye ederim. "Allah rüyamda bile bana bir savaş daha göstermesin,çünkü dünya üzerinde savaştan daha kötü bir şey yoktur." "Hayaller gerçekleştirmek için kurulurdu,her ne kadar zor,hatta çılgın dahi olsalar." "Hatırlamak istediğim en son şey savaş.Savaş insan eliyle hazırlanan bir adettir." "Barış iyidir,barışmak daha da iyidir ama en iyisi yurtta ve cihanda barıştır." "Benim naçiz vücudum bir gün er veya geç toprak olacaktır ama Türkiye Cumhuriyeti ilelebet baki kalacaktır."
Aylardan Kasım Günlerden PerşembeAyşe Kulin · Everest Yayınları · 20254,519 okunma