Naile Sultan Öztürk

Alenen güzel olan kadınlarda bile az rastlanan türde doğal bir cinsellik aurasına doğuştan sahipti: Böyle kadınların hayatlarındaki en büyük mesele hep erkeklerle olan ilişkileri ve onların nasıl tepki vereceğidir. Ve bunu da en munis adam bile hisseder.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kulağa fazla hince geliyor belki, ki öyleydi de, ama bu, gerçek bir soğukluktan çok, hayat tarzının önemine olan narsis inançlarımdan kaynaklanıyordu. Bir kızı bırakmış olmanın verdiği rahatlık hissini özgürlük aşkı sanıyordum.
Doğru olan, doğuştan değil; yalnızca isyankarlıktan kinik olduğumdu. Nefret ettiğim şeyden kurtulmuş, ama sevdiğim yeri bulamamıştım ve böylece sevilecek hiçbir yer olmadığına inandırmıştım kendimi.
Bütün o kinizmin, yaşamla başa çıkamamayı, kısaca bir güçsüzlüğü maskelediğini ve bütün çabaları küçümsemenin de hepsinden daha büyük bir çaba demek olduğunu bilemeyecek kadar toydum.
Yaptığı işi gerçek anlamda omuzlayamayan tüm adamlar gibi o da görünüş ve ufak tefek işler konusunda çok titizdi; bilgisini artıracağı yerde, Disiplin, Gelenek ve Sorumluluk gibi büyük harfli anahtar kelimelerden oluşan bir cephanelik oluşturmuştu. Eğer onunla tartışmaya yeltenecek olsam -ki çok nadir olurdu bu- hemen bu totem kelimelerden birini çekip, beni bununla coplamaya başlardı, hiç kuşkusuz astlarını da benzeri durumlarda böyle sindiriyordu. Eğer karşısındaki kişi hala teslim olmayı reddediyorsa ya öfkeye kapılır ya da öfkeye kapılmış gibi yapardı. Öfkesi azgın bir köpek gibiydi ve her an elinin altındaydı