Her kadının, yaşama sevincini söndüren birileri mutlaka bulunur etrafında, "Yaşama sevinci," denen şey kendiliğinden sönmez çünkü. Yangın gibidir yaşama sevinci. Birileri ya harlar ya söndürür. Aklı olan çemberin dışına çıkar. Kocaysa boşar, kaynanaysa taşlar, evse yıkar, vazifeyse boşlar, komşuysa paralar, ana babaysa tanımaz, akraba taallukatsa selamı sabahı keser, elalemse kulak tıkar. Bir kadının yaşama sevincini başka ne söndürür ki?
Hatırlamanın sonu un tuşa çıkar çünkü. Hafıza, ciğerlerimizden güçlü bir şeydir. Nefes biter, haf8za direnir. Kalp durur, hatırlamak devam eder. Dil susar, hatırlayış sürer. Insan hafızası, tek başına bir neferdir. Hayattan geriye bir tek o kalır Ölüme direnir. Hatırlayarak direnir. Sizden sonra hatıranız ve hafızanız kalır bedeniniz gibi ama ölüdür nihayetinde. Birisinin ona hayat vermesi gerekir.