Tahmini Okuma Süresi:
26 sa. 31 dk.
Sayfa Sayısı:
936
Basım Tarihi:
27 Ağustos 2024
Yayınevi:
Everest Yayınları
ISBN:
9786253692544
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Ciltli
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

10/10
·936 syf.·
2024 81. kitabı
Harika bir yolculuk yaşattığı için Yazarımız Şebnem İşigüzel' e teşekkür etmeyi bir borç bilirim. Bir teşekkür de Venüs kitabıyla beni tanıştıran Alp Akay a tabi. Kitabın 932 sayfa olması ilk başta gözümü korkuttu tabi ama kitaba başladığım anda fark ettim ki bi bu kadar daha olsa okurum. Nefis bir hikaye. 932sayfa boyunca tek bir paragtafta bile hikayeden kopma yaşamadım. Zamanlar arası o kadar güzel geçişler var ki sanırsınız yeryüzünün en usta yönetmeni ile birlikte çalışılmış. Lütfen okuyun. Okutun. Hatta birinin hayatında iz bırakmak istiyorsanız en sevdiğinize hediye edin.
MemoriaŞebnem İşigüzel · Everest Yayınları · 2024117 okunma
Puan vermedi·936 syf.··
2024 149. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2024 16:00
Anlatılmak istenen unutmak ve hatırlanmak mı? Tarihi istediğimiz gibi eğip büküp anlatmak mı? Azınlıklar , yalnızlıklar ezilmişlik , hor görülmüşlük , terk etme /edilme mi anlatılan/ anlatılmak istenen… Çok fazla tekrar ve rahatsız edici bir hal alan kitabın uyumuna uygun, zihne ve bilgiye aykırı durumlar. 933 sayfa oldukça hacimli ve puntosunun küçüklüğü ile zor okunan, öyle akıp gitmesine “yaşlı “ gözlerimin izin vermediği bir eser İki önemli okur dostumun telkinleri ile okuduğum kitap beni beklediğimden uzağa taşıdı kendilerine çok teşekkür ediyorum . Bu arada kitap öyle bırak-al tekrar- başla gibi okunacak bir kitap değil, başlayacaksın ve araya kitap almadan sonunu getireceksin. Kitaba geri dönersek dönem kitabı/ zaman- mekan atlamaları geri dönüşler tekrarlar ile uzun ve derin bir okuma sunuyor size. Hızlı okuyorsanız ve/veya vaktiniz varsa uzun kış geceleri kitabı okumak için ideal. Gevezeliğimi mazur görün lütfen 2025 yılı size güzellikler getirsin. Bu yılın da son paylaşımı bu kitap olsun. Sevgiler …
MemoriaŞebnem İşigüzel · Everest Yayınları · 2024117 okunma
Bol bol cumhuriyet ve Atatürk düşmalığı okumak istiyorsanız tam size göre bir kitap. Dram üzerine dramdan zaten ruhum daraldı, bir de artık pişkince Atatürk ve cumhuriyet hakkında iğnelemeli laflar okuyunca bıraktım attım. Kimseye tavsiye etmiyorum.
1000Kitap
MemoriaŞebnem İşigüzel · Everest Yayınları · 2024117 okunma
9/10
·936 syf.··
2025 18. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 03 Eylül 2025 23:51
Mülakat, ufak tefek geziler ve fındık toplama derken 36 gün sürdü kitabı bitirmem. Bence 933 sayfalık bir kitap için hiç de fena olmayan bir süre. Kitabın dili oldukça akıcı, okurken hiç zorlamıyor. Daha bol vaktimin olduğu bir döneme denk gelseydi daha kısa sürede bitirirdim. Naçizane tavsiyem kış aylarında okunması. Gelelim içeriğe; kitapta 100 yıllık bir serüven anlatılıyor. “Kız”ın dedesi ve kendisinin anılarıyla çıktığımız yolculukta Payitaht’a, Atatürk Ankara’sına, Cumhuriyet İstanbul’una uğruyoruz ama en son Nişantaşı’nda konaklıyoruz. Bu yolculukta asıl anlatıcımız olan “kız”ın kitapta bir ismi bile yok. Bu kendini bir hiç olarak görmesiyle, aslında çevresinin öyle hissettirmesiyle alakalı. Bu “yüzyılın romanı” bence toplumumuzu tüm şeffaflığıyla özetleyen bir eser. Okuyun, okutturun.
Edebiyat
MemoriaŞebnem İşigüzel · Everest Yayınları · 2024117 okunma
Oku ve Anla...
8/10
·936 syf.··
Beğendi
·
2025 61. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 25 Eylül 2025 12:28
Bu kitabı okuduktan sonra bir daha eski siz olamayacaksınız. Bütün bir ay boyunca her yere benimle gelen kitap; aklımı, fikrimi sürekli meşgul etti. Tarih neydi? Başkalarından dinleyerek öğrendiğimiz tarihin ne kadarı sahici? Kitapta Osmanlı Devleti’nin son dönemlerini ve genç Türkiye’nin ilk yüzyılını buluyoruz. Farklı bakış açıları ile olaylara bakmak, doğru bildiklerimizi yerinden oynatabilir. Bazen bazı kararlar her şeye rağmen alınmak zorundadır.  Kitapta geçen ismiyle “Karılar Tekkesi”, gerçek adıyla “Hatuniye Medresesi” bir medrese olmaktan ziyade, kimsesiz ve çaresiz kalmış, aileleri tarafından zulme uğramış kadınların sığındığı bir sığınma evi aslında. Cumhuriyetten sonra “Tekke ve Zaviyelerin” kapatılması kararından dolayı, aslında bir tekke olmayan bu sığınma evinin kapatılmasıyla neler yaşandığından, cumhuriyetin kurulma sancılarından bahsedilmiş. Derinlikli ve okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. 933 sayfa olan bu kitap normal puntolarla yazılsaydı 1300-1400 sayfa olabilirdi. Kitabı okurken, Atatürk’e karşı sert eleştirilerin olduğunu düşünebilirsiniz. Açıkçası ben öyle hissetmedim. Farklı şartlar altında yaşayan bir halkı kendi bildiği doğrulara adapte etmeye çalışan bir başkomutan ve büyük bir devlet lideri gördüm. Atatürk’ün de bizler gibi bir insan olduğunu unutmadan, onu putlaştırmadan sevmeyi öğrendiğimizde belki günümüzdeki sorunlarımızın da üstesinden gelebiliriz. Kitap sadece kitaptaki kahramanların değil, bir ulusun, bir devletin de hatıratı…
MemoriaŞebnem İşigüzel · Everest Yayınları · 2024117 okunma
6/10
·936 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
64 günde okudu
·
Okunma: 17 Mart 2026 15:27
Küçük puntosuyla aslında 932 değil 1600 1700 sayfayı bulan bu eser, içeriğindeki konuların ağırlığı ve hacmiyle beni yer yer zorlasa da:) 1,5 ayın sonunda bitirebildim:) Gelelim kitabın ismine bence kitabın ismi hafızasız bir topluma, “hafıza” kazandırmak. Unuttuklarımızı, görmek istemediklerimizi, dile getiremediklerimizi bize hatırlatmak. Romandaki "tekke kadınları" üzerinden; hafızamızdan sildiğimiz ya da silmek istediğimiz etnik ve dini azınlıkların yaşadığı mağduriyetleri, 6-7 Eylül olaylarını, Cumhuriyet’in modernleşme politikalarının sınırlarını ve ‘ötekine’ tahammül edememe gibi hallerimizi sayfa sayfa işlemiş.... Kitabın içinde yer yer insanı hayrete düşüren bir sürü hikaye var....Örneğin Pierre Loti’nin meşhur aşk hikayeleri, 1934 yılında gökyüzünde yaşanan Kartal ve Leylekler savaşı, Karadeniz’in soğuk sularına gömülen Struma gemisinin dramı ve Osmanlı döneminde 'fitne' çıkardıkları gerekçesiyle idam edilen maymunlar... Hele bir de II. Abdülhamid dönemi yasakları var ki evlere şenlik:) Padişahın evhamı öyle bir boyuttaymış ki, içinde 'tahtın kurusun' bedduasını çağrıştırdığı gerekçesiyle 'tahtakurusu' kelimesini bile yasaklatmış...... Fakat tüm bu anlatıların içinde beni en çok mest eden hikaye bambaşka :) Kalbimi bırakıyorum bu hikayeye:) 1930’lu yılların o meşhur çalkantılı döneminde, II. Abdülhamid devrinde Şeyhülislamlık yapmış olan bir şeyh ve bir grup din adamı toplanır. Yeni Cumhuriyet idaresine ve Mustafa Kemal Atatürk’e karşı, "Ya Kahhar" zikriyle ağır bir beddua olan 'Kahriyye' okumaya karar verirler. Ancak duayı tertip eden Şeyh Efendi, o gece rüyasında Hz. Muhammed’i görür. Peygamberimiz bir dünya haritasının başında memleketleri taksim etmektedir. Sıra Türkiye’ye geldiğinde Hz. Muhammed: 'Burasını Mustafa Kemal’e bırakın, ona emanet edin'
MemoriaŞebnem İşigüzel · Everest Yayınları · 2024117 okunma
8/10
·936 syf.··
2026 29. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 16 Nisan 2026 22:46
Yazardan okuduğum ilk kitaptı. Hacmi oldukça fazlaydı. Bir karılar tekkesi ekseninde olaylar anlatılmış. Cumhuriyet öncesinde başlayıp Cumhuriyet’in sancılı süreçleriyle günümüze kadar gelmiş bir kurgu var. Farklı kişiler ağzından aktarım söz konusu. Farklı bakış açılarından vermiş olması güzeldi.
MemoriaŞebnem İşigüzel · Everest Yayınları · 2024117 okunma
Ne okudum ben?!
8/10
·936 syf.··
Beğendi
·
2024 60. kitabı
Gerçekten; ne okudum, ne okudum! Benim için 2024'ün edebiyat olayıdır bu kitap. Kişisel sorunlarım nedeniyle 28 gün gibi uzun bir sürede ama sindire sindire okudum; bir daha okurum. Yazılanların hepsini destekliyor değilim, satır aralarındaki mesajları sabahlara kadar tartışırım. Ama bu durum kitabın değerini düşürmez. Edebiyatseverlere önerimdir...
Edebiyat
MemoriaŞebnem İşigüzel · Everest Yayınları · 2024117 okunma
10/10
·936 syf.·
2026 1. kitabı
Şebnem İşigüzel’in 2024’te yayınlanan ödüllü, geniş hacimli romanı. Yüz yıllık bir süreyi kapsadığı için yüzyılın romanı olarak da anılıyor. Bir kaç kuşağın ve Türkiye tarihinin büyük dönüşümlerinin izini süren, tarih, hafıza ve kimlik üzerine kurulu bir romandir. Kitabın tamamı modernitenin bir eleştirisi gibidir. Zaten edebiyat,sanat gibi düşünsel alanlar olmasa postmodern dönüşüm toplumumuzda hiç sezilemezdi diye düşünüyorum. Osmanlının son döneminde çaresiz kadınların sığındığı Hatuniye Tekkesi halk dilinde ve kitapta geçen adıyla Karılar Tekkesi 1925 Tekkelerin kapatılması kanunuyla kapatılır. Bir nevi kadın sığınma evi olan bu tekke kapatılınca roman baş karakterinin dedesi olan 5 yaşındaki çocuk da kadınlarla beraber ne yapacağını bilemez halde kalır. Kadınlar Atatürk’e ulaşmaya çalışıp buranın dini bir merkez olmayıp bir kadın sığınma evi olduğunu anlatmak isterler. Kitabın adı boşuna Memoria değil. Tekke kadınları bir anda hafıza dışına itiliyor, kenarda kalıyor. Bu kadınlar inançla, ritüelle, sözlü kültürle yaşayan, yazılı tarihte yeri olmayan, eğitimsiz diye yok sayılan, ama kuşaklar boyunca bilgi taşıyan kadınlar. Bu kadınlar toplumun sesi olmayan belleği. Memoria sadece kadınların dışlanmasını değil, aynı zamanda etnik ve dini azınlıkların, özellikle Rumlar ve Dersim halkının yaşadıkları mağduriyetleri de işliyor.6-7 Eylül olayları dile getirilmiş. Özetle: Memoria, toplumsal cinsiyet, etnik kimlik ve dini kimlik ekseninde Cumhuriyet’in modernleşme politikalarının kapsamını ve sınırlarını ele alıyor. Kadınların, azınlıkların ve özellikle Dersim halkının görünmeyen hikâyelerini ortaya koyuyor. Son olarak bu roman bir hesaplaşma değil, hatırlatma romanıdır.
MemoriaŞebnem İşigüzel · Everest Yayınları · 2024117 okunma
Puan vermedi·936 syf.··
2024 73. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2024 11:00
Şebnem İşigüzelden güçlü ve kendine has üslubuna güzel bir örnek daha … Kitap beş yaşında bir çocuğun Hatuniye dergahı halk arasındaki ismiyle karılar tekkesine bırakılmasıyla başlayıp, yeni kurulan cumhuriyetle günümüze (yakın geçmişimize) geliyor. Evet, pekçoğumuzun aklına gelebileceği gibi “yüzyıllık yalnızlıkvari” bir eser… Cık… Evet, belki kapsamı bakımından benzeşebilir. Lakin büyülü gerçekçilik yok, tam tersine gayet modern ve çağdaş, insanın geçmişle, anılarla ve tarihle kurduğu ilişkide hafızanın hem bir sığınak hem de bir yük olabileceğini düşündüren, iç içe geçmiş bir anlatıya sahi kitapta toplumsal baskılar ve travmalar kadar geçmişin karanlık ve duyulmak istenmeyenleride var. Yazar böylece okuyucuyu sorgulamaya ve düşünmeye davet ediyor… İşigüzel yine okurunu zorlarken bir yandan da cezbediyor. Bu açıdan Memoriayı yalnızca bir roman olarak değil bir yüzleşme olarak görmek mümkün… Kitap 933 sayfalık dev cüssesiyle gözümüzü korkutsa da Şebnem İşigüzelin ustalıklı anlatımı sayesinde su gibi akıp gidiyor…
MemoriaŞebnem İşigüzel · Everest Yayınları · 2024117 okunma

Yazar Hakkında

Şebnem İşigüzelYazar · 20 kitap
İlk ve orta öğrenimini Yalova'da tamamladıktan sonra İstanbul Üniversitesi Antropoloji bölümüne girdi. Pek çok dergi, gazete ve televizyon kuruluşunda muhabirlik ve editörlük yaptı. 1993 yılında ilk kitabı olan Hanene Ay Doğacak ile Yunus Nadi Öykü Ödülü'nü kazandı. Bu kitabı Öykümü Kim Anlatacak (1994) ve ilk romanı olan Eski Dostum Kertenkele (1996) takip etti ve Eylül 2009 da "Kevnedostê Min Gumgumok" ismiyle Ronî War tafından Kürtçeye çevirildi. Bir kız (Tamar) ve bir oğlan (Ararat) annesi olan yazar hayatını yazarak sürdürmektedir.