Fadime

Fadime
@nantes
İstanbul
20 Nisan
4 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
şair şiirlerini öfkesinden çıkarır
Bu, bir duygulanım yoğunluğu, yüksek tutulan bir vitaliteyi gerektirir - vital olan her zaman ölüme karşıt değil midir? Bu yoğunluğu birçok değişik isimle adlandırabiliriz: Ben öfke demeyi seçiyorum. Çağdaş şair Stanley Kunitz, “şair şiirlerini öfkesinden çıkarır yazar,” der. Bu öfke şairin tutkusunu tutuşturmak, yeteneklerini ortaya çıkarmak, yakıcı kavrayışlarını vecd içinde bir araya toplamak için zorunludur, böylece şiirlerinde kendini aşabilir.
Sayfa 57·Kitabı okuyor
Reklam
Psikanalizin görevi bilinci artırarak, gerçekte insanların iyi ve kötü ağacından yemelerine yardım etmektir. Bu deneyimin birçok kişi için, Oidipus için olduğu kadar ürkütücü olması bizi şaşırtmasın. İnsandaki bilincin kişinin kendisinde yarattığı dehşeti atlayan herhangi bir “direniş” (resistance) kuramı eksik ve muhtemelen yanlıştır.
Sayfa 55·Kitabı okuyor
Yorum yapmadan değinebileceğim bir diğer bilmeceler yığını, bu ana bilmeceyle bağlantılı. Biri, deha ve psikozun birbirine çok yakın olması, bir diğeri yaratıcılığın açıklanamaz bir suç duygusunu taşıması, bir üçüncüsü birçok sanatçı ve şairin çokluk, yaratılarının doruğundayken intihar etmiş olması.
Sayfa 54·Kitabı okuyor
Ey yaşam, hoş geldin! Milyonuncu kez gidiyorum karşılamaya deneyimin gerçekliğini ve dövmeye ruhumun örsünde soyumun yaratılmamış vicdanını.
Sayfa 52 - James Joyce’dan bir alıntı·Kitabı okuyor
Her cesaret çeşidinde rastladığımız tuhaf bir karakteristik paradoks burada karşımıza çıkıyor. Ortadaki karşıtlık şudur: Kendimizi tüm bir dolulukla adamalıyız, ama aynı zamanda yanılıyor olabileceğimizin de farkında olmalıyız. Kesin inanç ve şüphe arasındaki bu diyalektik ilişki cesaretin en yüksek tiplerinin özniteliğidir ve cesareti salt gelişme ile özdeşleştiren basitleştirici tanımlamalarının yanlışlığını ortaya serer.
Sayfa 48·Kitabı okuyor
Reklam